حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Danimarka
Medya Bürosu
| No: DNK–2026–MB–TR–03 |
H. 25 Rabi’-ul Âhir 1448 M. Çarşamba, 07 Ekim 2026 |
Gazze’deki Ağır Acıların Sorumluluğunun Bir Kısmı da Danimarka Başbakanına Aittir
Gazze halkına yönelik üç yıldır sistematik bombardımanlar ve katliamlar son sürat devam ediyor. Katliamların büyük çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Hastaneler, yollar, okullar, parklar, tarım arazileri, camiler, kiliseler ve evler dâhil sivil altyapının neredeyse tamamı yok edildi. Keskin nişancılar eliyle çocuklar infaz ediliyor ya da sakat bırakılıyor; esirlere yönelik sistematik işkence ve tecavüzler sürüyor; halk açlığa ve sürgüne mahkûm ediliyor...
Bütün bunlara rağmen Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 7 Ekim tarihinde yaptığı taraflı ve yanıltıcı Facebook paylaşımında Gazze’nin adını dahi anamadı.
Bunun yerine, Danimarka’nın bu dehşet verici vahşetlerdeki suç ortaklığını örtbas etmek, hatta bunlara meşruiyet kazandırmak için artık eskimiş ve bayatlamış olan “antisemitizm” bahanesine başvurdu.
Danimarka hükümeti, Yahudilere verdiği siyasi desteğin yanı sıra bu katliamlarda kullanılan savaş uçaklarının yedek parçalarını Yahudilere ihraç etmeye devam ediyor. Mette Frederiksen daha ilk günden itibaren gerçek yüzünü ortaya koymuş; başbakan sıfatıyla, Yahudi varlığının sözde “kendini savunma hakkı” olduğunu ileri sürerek Gazze halkına karşı işlenen gaddarca suçlara açıkça destek vermiş, Filistinlilerin insanlıktan çıkarılmasına katkıda bulunmuştur.
Danimarka kamuoyu da dâhil olmak üzere dünya kamuoyu bu çatışmanın gerçek yüzünü uzun süredir idrak etmiş olmasına rağmen Mette Frederiksen hükümeti tarihin yanlış tarafında yer almaya devam ediyor.
Bu bağlamda Hizb-ut Tahrir / Danimarka olarak biz:
- Danimarka Başbakanı’nın Gazze halkına karşı gerçekleştirilen katliam ve ihlallere verdiği desteği şiddetle kınıyor; masum kurbanlarla sözde empati kurduğunu ifade eden son derece ikiyüzlü ve hiçbir şekilde güvenilir olmayan açıklamasından beri olduğumuzu ilan ediyoruz.
- Frederiksen’in Danimarka’nın desteklediğini belirttiği sözde iki devletli çözümün, hiçbir akıl ve vicdan sahibinin destekleyebileceği bir çözüm olmadığını vurguluyoruz. Bilakis bu çözüm, Filistin’in büyük bölümünün Danimarka tarafından desteklenen işgale terk edilmesi anlamına gelir. Bu işgal, 1940’lı yıllarda Nazi Almanyası’nın Danimarka’yı işgalinden dahi daha vahşi ve büyük bir işgaldir.
- Tarihî Filistin’in her bir karışının, İslam beldeleri ordularının Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’ya doğru ilerlemesiyle kurtarılması gerektiğini savunuyoruz.
- Kendisini “İsrail” olarak adlandıran sömürgeci varlığın hiçbir şekilde var olma hakkının bulunmadığını; bu varlığın güç kullanılarak ortadan kaldırılması gereken tarihî bir suç olduğunu ve bunun kalıcı barışa ulaşmanın tek yolu olduğunu ifade ediyoruz.
- İçinde zerre kadar insanlık bulunan herkesi, Danimarka devletinin Filistin halkına karşı işlenen suçlardaki suç ortaklığını protesto etmeye ve kendisini bundan uzak tutmaya çağırıyoruz.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Danimarka Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: (+45) 50 59 90 66 www.hizb-ut-tahrir.dk |
E-Mail: info@hizb-ut-tahrir.dk |