Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Irak
Medya Bürosu

No: RK-BA-2026-MB-TR-09 H. 3 Safer 1448
M. Cuma, 17 Temmuz 2026

El Zeydi’nin Washington Ziyareti ve Irak’ın Geleceğine Etkileri

Irak Başbakanı Ali el-Zeydi, üst düzey bir hükümet heyetiyle birlikte 13 Temmuz 2026 Pazartesi günü Washington’a resmi bir ziyarette bulundu. Ancak bu ziyaret Irak hükümetinin kararıyla değil, ABD Başkanı Trump’ın daveti üzerine gerçekleşti. Dolayısıyla bu bir müzakere ziyareti değildir; Washington’ın istediği ve Irak hükümetine dikte ettiği emir ve talimatları almak üzere bir uydunun efendisine yaptığı bir ziyaret görünümündedir. Ziyaret sırasında ele alınan gündem maddeleri de bunu açıkça ortaya koymaktadır. Görüşmelerde üç ana başlık ele alınmıştır: silah, güvenlik ve ekonomi.

Silah konusunda Washington, devlet kontrolü dışındaki silahların toplatılması gerektiğini vurgulamış, el Zeydi de bunu taahhüt etmiştir. El Zeydi, 30 Eylül tarihinden sonra devlet dışında herhangi bir silahlı yapının varlığını meşru gösterecek bir gerekçenin kalmayacağını ve hükümetin silahı yalnızca kendi elinde toplama kararını uygulamaya devam edeceğini ifade etmiştir. Bu tarihin, Amerikan güçlerinin sözde çekilmesiyle aynı döneme denk gelmesi dikkat çekicidir. Nitekim ABD Başkanı Trump da bunu doğrulamıştır. Bu bağlamda Silahlı Kuvvetler Başkomutanlığı Sözcüsü Sabah en-Numan şu açıklamayı yapmıştır: “Koalisyon görevinin sona ermesi, Bağdat’ın bakış açısına göre bazı grupların silahlarını muhafaza etmek için kullandıkları gerekçeleri de ortadan kaldıracaktır.”

Gerçekte ise bu dosya en karmaşık meselelerden biridir. Bu meselenin sona erdirilmesi o kadar basit olmadığı gibi bir kalem darbesiyle de çözülmesi mümkün görünmemektedir. Özellikle bölgenin hâlâ ciddi gerilimler yaşadığı ve söz konusu grupların büyük kısmının İran’a bağlılık duyduğu düşünüldüğünde, bu süreç tehlikeli sonuçlar doğurabilir.

Güvenlik ve ekonomi konularına gelince; bu iki dosya Washington’a Irak üzerinde tam bir tahakküm kurma yetkisi vermektedir. Eğer galip olanla mağlup olan arasında, üstelik mağlup tarafın talebiyle, stratejik güvenlik ve ekonomik ortaklık kurulacaksa; askerî çekilme iddiasının ne anlamı vardır? Eğitim, silahlandırma, askerî danışmanlık ve iki ülke arasındaki güvenlik ilişkilerinin sürdürülmesi gibi başlıklar altında devam ettirilen bu iş birliği, kelime oyunlarıyla örtülmeye çalışılan bir aldatmacadan ibarettir. Hatta bu durum, askerî varlıktan daha tehlikelidir; çünkü bu, fiilî işgalin ve işgalcinin ülke üzerindeki gerçek hâkimiyetinin devamı anlamına gelmektedir.

Amerika’nın petrol iştahı Irak’ta, Körfez’de ve dünyanın başka bölgelerinde hâlâ sürmektedir. Venezuela örneği de bunun en yakın delillerinden biridir. Bu durum gizli saklı bir mesele değildir; Amerika bunu defalarca açıkça dile getirmiştir. Bugüne kadar fiilen Irak’ın zenginlikleri üzerinde büyük ölçüde nüfuz sahibi olan Amerika, Irak ile imzalayacağı anlaşmalar sayesinde bu nüfuzunu hukuki bir zemine oturtmak istemektedir. Bu nedenle ekonomik anlaşmalar paketi, petrol projeleri ve yeni boru hatları; Irak’ın Hürmüz Boğazı’na bağımlılığını azaltmayı ve ekonomisini yeni ihracat ağlarına bağlamayı hedefleyen daha geniş kapsamlı Amerikan vizyonunun bir parçası olarak gündeme gelmiştir. Özellikle Irak petrol gelirlerinin ABD Merkez Bankası nezdindeki bir hesaba yatırılması, Washington’a Irak üzerinde ekonomik ve siyasi açıdan mutlak bir nüfuz sağlamaktadır.

Ey Müslümanlar! Devletinizin yıkılmasından ve topraklarınızın yaklaşık altmış devlete bölünmesinden bu yana Irak’ın ve diğer İslam beldelerinin durumu maalesef işte budur. Başınıza geçen hain yöneticiler, düşmanlarınızın servetlerinize ve imkânlarınıza hâkim olmasında hiçbir sakınca görmemektedirler. Buna şaşırmamak gerekir; çünkü onlar sömürgeci kafirin ülkenize yerleştirdiği kanserli ur gibidirler. Bunun tedavisi ise o uru kökünden söküp atmaktan geçmektedir. Bu da ancak İslamî hayatı yeniden başlatmak, Allah’ın şeriatını hâkim kılmak ve izzet devleti olan Raşidi Hilafet Devleti’ni kurmak için ciddi bir şekilde çalışmakla mümkündür. Hilafet servetlerinizi koruyacak, ona uzanan her hırsızın elini kesecektir. O halde Allah’ın çağrısına icabet edin ve O’nun emrine boyun eğin ki O’nun rızasına ve iki cihan saadetine erişesiniz:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Irak
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
E-Mail: huti53@yahoo.com

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.