Logo
Bu sayfayı yazdır


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HT-BA-2026-MB-TR-57 H. 6 Rabi’-ul Âhir 1448
M. Cuma, 18 Eylül 2026

Fas Rejimi, Gaspçı Varlıkla İlişkilerini Güçlendirerek Ümmete İhanetini ve Ümmetten Tamamen Koptuğunu Bir Kez Daha Ortaya Koyuyor

Fas rejimi ile Yahudi varlığının, Amerika’nın himayesinde gerçekleştirilen bir toplantının ardından diplomatik temsil düzeyini büyükelçilik seviyesine yükseltmek, karşılıklı büyükelçi atamak ve iki taraf arasındaki uçuşları Fas havayolu şirketlerinin işleteceği seferleri de kapsayacak şekilde genişletmek üzere anlaştıklarının açıklanmasıyla birlikte, Mağrip coğrafyasında halk ve sivil toplum düzeyinde büyük bir tepki dalgası yükseldi. Özellikle bu adımın, Yahudilerin Mescid-i Aksa’ya ve Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının ve işledikleri suçların giderek arttığı bir dönemde atılması, halk arasında geniş çaplı bir öfke seline ve infiale yol açtı. Fas rejiminin bu adımı Filistin davasına gönül veren kesimler ve sivil toplum kuruluşları arasında bir şok etkisi yarattı. Zira bu kesimler, rejimin attığı bu adımı Filistin halkının kanı ve ümmetin mukaddesatı pahasına normalleşme sürecinin hızlandırılması ve Filistin’e verdiği koşulsuz destek kararlılığını sürdüren Fas halkının iradesinin hiçe sayılması olarak değerlendirdiler. Bütün bunlar, normalleşme trenine yalnızca yöneticilerin bindiğini, İslam ümmetinin ise bir bütün olarak bu treni taşladığını ortaya koymaktadır.

Bu durum, Müslüman ülkelerdeki yönetimlerle İslam ümmeti arasındaki kopukluğu daha da derinleştirmektedir. Fas, bunun açık bir örneğidir. İslam Ümmeti, Batı Şeria’da, Gazze’de ve Mescid-i Aksa’da yaşayan Filistin halkına yardım etmek için yanıp tutuşurken, ümmetin evlatlarının ve askerlerinin damarlarındaki kan, Filistin’in tamamını ve ümmetin mukaddesatını işgalci Yahudilerin elinden kurtarma özlemiyle kaynarken, Fas rejiminin Yahudi varlığı ile dostluk kurmak için nasıl da acele ettiğine şahit oluyoruz! Fas rejimi, Yahudi varlığının liderlerine yönelik dünya çapında giderek artan dışlama ve soğukluk ortamını kırmalarına yardımcı olmaktadır. Böylece kendi hükümetlerinin politikalarına karşı dünyada yükselen tepkilere tanıklık eden Yahudilerin gözünde, Yahudi varlığının zedelenen imajını bir nebze olsun onarmaya katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda, yaklaşan seçimlerde Yahudilerin oylarını elde etmenin peşinde koşan Trump yönetiminin imajını güçlendirmeye de hizmet etmektedir. Başka bir ifadeyle, Fas’taki işbirlikçi ajan rejim, attığı bu adımla yalnızca Filistin’i gasp eden Yahudi varlığının ve onun hamisi Amerika’nın safında yer almakla kalmamakta; aynı zamanda bu varlığın azılı suçlu liderlerine, önlerindeki seçim engelini aşabilmeleri için yardım eli uzatmaktadır. Böylece ümmetten, ümmetin dertlerinden, acılarından ve özlemlerinden tamamen koptuğuna bizzat kendisi de şahitlik etmiş olmaktadır.

Evet! Ümmetin başına gelen en büyük musibet, yöneticileridir! Şayet onlar olmasaydı, Yahudiler ümmete karşı böylesine küstahlaşamaz, Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in Mescid-i Aksa’sını işgal edemezlerdi. Yine onlar olmasaydı Amerika, İngiltere, Hindistan, Rusya, Çin, Avrupa ve bütün küfür milletleri ümmete karşı bu derece pervasızlaşamazdı! Çünkü bu yöneticiler, söz konusu güçlere, onların çıkarlarına ve sömürgeci projelerine sadakatle bağlıdırlar.

Ümmetin kurtuluşunun ve içine düştüğü bu durumdan çıkışının tek yolu, sömürgeciliğin nüfuzunu ortadan kaldırmak ve ümmetin kendi içinden bir halife tayin etmektir. Halife, ümmetin derdini kendi derdi bilecek, bütün gayretini ümmete yardım etmeye adayacak; ümmetin çıkarlarını, topraklarını ve dinini korumak için gece gündüz çalışacaktır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

لَا تَجِدُ قَوْماً يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُوا آبَاءهُمْ أَوْ أَبْنَاءهُمْ أَوْ إِخْوَانَهُمْ أَوْ عَشِيرَتَهُمْ أُوْلَئِكَ كَتَبَ فِي قُلُوبِهِمُ الْإِيمَانَ وَأَيَّدَهُم بِرُوحٍ مِّنْهُ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُ أُوْلَئِكَ حِزْبُ اللَّهِ أَلَا إِنَّ حِزْبَ اللَّهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ “Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları bile olsalar, Allah’a ve Rasûlü’ne karşı gelen kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah, onların kalplerine imanı yazmış ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları cennetlere koyacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki kurtuluşa erenler, ancak Allah’ın tarafında olanlardır.” [Mücadele 22]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizbut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizbut-tahrir.info

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.