حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: SD-BA-2026-MB-TR-64 |
H. 6 Safer 1448 M. Pazartesi, 20 Temmuz 2026 |
Güvenlik Güçleri, Eş-Şevvak Şehrinde Bir Hizb-ut Tahrir Gencini Bir Paylaşımı Nedeniyle Gözaltına Aldı
Askeri istihbarat, 19 Temmuz 2026 Pazar günü eş Şevvak şehrinde 25 yaşındaki Nasruddin Muhammed Sanim Âdem kardeşimizi, iyiliği emredip kötülükten nehyeden bir paylaşım yapması sebebiyle gözaltına aldı. Güvenlik güçleri kendisinden paylaşımı silmesini ve özür dilemesini istemiş, ancak o bunu reddetmiştir. Bu durum, hükümetin suçluları koruduğunu, marufu yasaklayıp münkeri emrettiğini açıkça gözler önüne sermektedir.
Görüşümüzü teyit etmek amacıyla, söz konusu paylaşımda yer alan en önemli hususları aktarıyoruz: “Eş Şevvak şehri, bölgemizdeki yetersiz güvenliğin ve yolsuzluğun yaygınlaşmasının bir sonucu olarak üzücü bir cinayete tanık olmuştur.
Birincisi: Eş-Şevvak şehrinin tanık olduğu en belirgin suçlar:
1- Gençlerimizi hedef alan ‘Şaş’, ‘Bongu’ ve benzeri zehirler gibi uyuşturucu maddeler.
2- Güvenlik zafiyetleri: Güvenliğin sağlanmaması, yolsuzlukla mücadele edilmemesi, rüşvetin yaygınlaşması, büyük suçluların görmezden gelinmesi ve affedilmesi; buna karşılık hakkı savunan, ülkenin İslam dini temelinde ilerlemesi ve kalkınması için çalışan kimselerin cezalandırılması.”
Paylaşımda daha sonra hükümete hitaben Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu hadisine yer verilmektedir:
وَإِنَّهَا أَمَانَةُ وَإِنَّهَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ خِزْيٌ وَنَدَامَةٌ إِلَّا مَنْ أَخَذَهَا بِحَقِّهَا وَأَدَّى الَّذِي عَلَيْهِ فِيهَا“Bu iş bir emanettir, emanet, üstesinden gelemeyen kimse için kıyamet gününde zillet ve perişanlık doğurur”
Ardından şu ifadeler yer almaktadır: “Sizin bu ülkedeki göreviniz bölgede güvenliği sağlamaktır. Ümmet-i Muhammed’i bozmak isteyenleri, Müslümanlar arasında fitne çıkaranları ve Müslüman gençleri saptırmaya çalışanları ortadan kaldırmaktır. Bunun gerçekleşmesi ise ancak Allah’ın şu buyruğunda ifade edildiği gibi O’nun şeriatının uygulanmasıyla mümkündür:
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّى يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لَا يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجاً مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيماً“Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme, içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar” [Nisa 65]”
Paylaşımda ayrıca askerî kurumlara bağlı olmayan tüm silahların toplanması da talep edilmektedir.
Paylaşım şu ifadelerle sona ermiştir: “Sonuç olarak gerçek güvenlik ve huzur ancak Rahmân’a itaatle ve Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devleti’nin şemsiyesi altında mümkündür. Böyle bir devlet ülkeyi ve insanları koruyacak, onurları savunacak, Müslümanlar arasındaki kin ve düşmanlığı ortadan kaldıracak ve onları ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedun Rasûlullah’ sancağı altında birleştirecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا للهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]”
Nasruddin kardeşimizin yaptığı, iyiliği emredip kötülükten nehyeden müminlerin amelidir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَاءُ بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar.” [Tevbe 71]
Askeri istihbaratın yaptığı ise, Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın haklarında şöyle buyurduğu münafıkların amelidir:
المُنَافِقُونَ وَالمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُم مِّن بَعْضٍ يَأْمُرُونَ بِالْمُنكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ أَيْدِيَهُمْ نَسُوا اللَّهَ فَنَسِيَهُمْ إِنَّ الْمُنَافِقِينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ“Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridirler). Onlar kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar ve ellerini sıkı tutarlar (cimrilik ederler). Onlar Allah’ı unuttular, Allah da onları unuttu (kendi hallerine bıraktı). Şüphesiz ki münafıklar fasıkların ta kendileridir.” [Tevbe 67]
Bizler Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak; hükümeti, güvenlik ve askeri birimlerini, insanları Allah’ın yolundan alıkoyanların ve o yolu eğri büğrü göstermek isteyenlerin acı akıbeti konusunda uyarıyoruz. Allah’a tövbe etmeliler, Nasruddin kardeşimizi derhal serbest bırakmalılar ve ondan özür dilemelidirler.
وَسَيَعْلَمُ الَّذِينَ ظَلَمُوا أَيَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ“Zulmedenler, hangi dönüşle döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.” [Şuara 227]
İbrâhîm Usmân [Ebu Halîl]
حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Sudan Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi 21 October Street, Imarat al-Vaqf, Ground Floor, East Khartum / Sudan Telefon: +(249) 0912 24 01 43 – 0912 37 77 07 http://www.hizb-sudan.org/ |
E-Mail: spokman_sd@dbzmail.com |