حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Yemen Vilâyeti
Medya Bürosu
| No: YM-BA-2026-MB-TR-04 |
H. 3 Ramazan 1447 M. Cuma, 20 Şubat 2026 |
Husi Yetkililer Yine Bir Hizb-ut Tahrir Gencini Gözaltına Aldı!
Husilere bağlı emniyet birimleri, 22 Ocak 2026 (3 Şaban 1447) Perşembe günü, Hizb-ut Tahrir genci Abdülvahab Sultan Zayid el-Baruşî’yi, Umran vilayetindeki bir camide öğle namazını kıldığı sırada gözaltına aldılar. Genç bu bildirinin yazıldığı ana kadar hala gözaltında tutulmaktaydı. Gözaltına alınmasının sebebi ise, bir kişiye cumhuriyet rejiminin Müslümanların işlerini gözetmeye uygun olmadığını, zira bu sisteminin, İslam’ın ve Müslümanların düşmanı olan ve laikliğin beşiği olan Fransa Cumhuriyeti’nin bir taklidi olduğunu, İslam’daki yönetim şeklinin cumhuriyet veya krallık olmadığını, bilakis egemenliğin Allah’ın şeriatında olduğu, içeride İslam’ı tatbik eden ve dışarıya da onu bir mesaj olarak taşıyan Hilafet olduğunu anlatmasıdır.
Batı menşeli ve kaynağı beşerî yasalar olan laik cumhuriyet rejimiyle hükmeden Husi yetkilileri, bu tartışmadan duydukları rahatsızlığı gizleyemeyerek genci takibe almışlardır. Nihayetinde camide namaz kılan bir genci pusuya düşürüp, onlarca asker ve araçla üzerine çökerek onu gözaltına alma küstahlığı göstermişlerdir!
Söylediği bu hak sözle Abdülvahab, Husilerin gözünde adeta şehitlerin efendisi Hamza bin Abdulmuttalib gibi devleşmiştir. Ona verecek hiçbir cevapları olmayan Husiler; Hilafet’e ve İslami yönetime davet edilmekten rahatsız olmuşlar, tıpkı İslam beldelerindeki diğer tüm zalim yöneticiler gibi bu davete cevap vermekten aciz kalıp sadece terör ve hapishane silahına başvurmuşlardır.
Husiler, Hizb-ut Tahrir gençlerini çok iyi tanırlar. Partinin, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafeti kurmak için yürüttüğü değişim metodunu da çok iyi bilirler. Rejimlerin zorbalığını ifşa eden, İslam’ın yönetim sistemi Hilafet’ten sapıp Batı’yı kıblesi, cumhuriyet ve benzerlerini de yönetim sistemi edinen bu rejimlerin ayıbını ve batıllığını ortaya çıkaran aydın fikir taşıyıcılarına cevap verememek, en çok korktukları şeydir. Zira fikrin onlar üzerindeki etkisi kurşun yarasından daha şiddetlidir. Bu yüzden Hizb-ut Tahrir gençlerine karşı gözaltına yöntemine başvurmaktadırlar!
Husi yetkililerine diyoruz ki: İslam beldelerini İslam ile hükmedecek ve tüm dünyaya hayrı yayacak olan Hilafet Devletinin gölgesinde birleştirmeye çağıran Hizb-ut Tahrir gençlerinin karşısında duran sadece siz değilsiniz. Sizden önce Yahudi varlığı da aynısını yapmıştır. Filistin’de Hizb-ut Tahrir gençleri hâlen onların zindanlarındadır. Aynı şekilde Abbas Yönetimi, Ürdün yöneticileri, Suriye’nin Colani’si ve yeryüzünün dört bir yanındaki tüm zalim yöneticiler de aynısını yapmaktadır. Hizb-ut Tahrir gençlerinin hem onların hem de sizin zindanlarınızda olmasını neyle açıklayacağız?! Rejimleriniz mi benzeşti yoksa kalpleriniz mi benzeşti bilemiyoruz?! Hiç şüphesiz rejimler, ortaya çıkış itibarıyla birbirine benzemektedir. Zira hepsi dini hayattan ayırma akidesinden fışkırmış ve kapitalist ideolojinin rahminden doğmuştur. Kur’anî Yürüyüş adı altındaki yaldızlı sloganlar ve isimlendirmeler sizi kurtaramayacaktır. Kur’an ve Sünneti hakem kılmak yerine Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuk tağutunu hakem kılmakta, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran gençleri hapse atmaktasınız!
İçinizdeki akıl sahiplerine Allah Subhânehu ve Teâlâ’nın şu kavliyle sesleniyoruz:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا للهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ“Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Rasûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24] Allah’ın şeriatının hakem kılmak ve küfür kanunlarını reddetmek için yapılan bu davet hem size hem de İslam Ümmetine hayat verecek, insanlığı kapitalizmin zulmünden ve karanlığından kurtaracaktır. Fani dünyanın makamları ve gücü sakın sizi aldatmasın. Kibir sizi günaha sürüklemesin, yoksa dünyada rezil rüsva olur, ahirette ise elim bir azaba çarptırılırsınız.
Güvenlik teşkilatındaki görevlilere mesajımız ise şudur: Allah’tan korkun ve Hizb-ut Tahrir gençlerine savaş açan kişilerin zulüm aracı olmayın. Bu gençler, kafir Batı’nın medya merkezlerinin lanse ettiği gibi değildirler. Şunu bilin ki, bugün sizi zulümde kullananları, yarın Allah başınıza musallat edecektir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:
وَلَا تَرْكَنُوا إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللَّهِ مِنْ أَوْلِيَاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ “Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez.” [Hud 113] Rasûlullah SallAllahu Aleyhi ve Sellem de şöyle buyurmuştur:
مَنْ أَعَانَ ظَالِماً سَلَّطَهُ اللَّهُ عَلَيْهِ“Kim bir zalime yardım ederse, Allah o zalimi ona musallat eder.”
Hizb-ut Tahrir gençleri ise kendilerini İslam’ın emin bekçileri olmaya adamışlardır. Onlar, hiçbir kınayıcının kınamasından korkmazlar; zalimlerin zindanları onları durduramaz, tutuklamalar onları yıldıramaz. Ne Netanyahu ne Abbas ne Colani ne Suud hanedanı ne siz ne de diğer yöneticiler, Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafeti kurma yolundaki yürüyüşümüzü asla durduramayacaktır. Hilafet, İslam Ümmeti’nin ölüm kalım meselesidir, Allah’ın vaadi ve Rasûl SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in müjdesidir. O halde nerede durduğunuza bir bakın; Hilafet’in ve onu kurmaya çağıranların safında mısınız, yoksa terörist damgası yemekten korkarak Batı’yı dost edinmeye koşanların ve kapitalizmin mihrabında yerlere kapananların safında mı?!
فَتَرَى الَّذِينَ فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ يُسَارِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَى أَنْ تُصِيبَنَا دَائِرَةٌ فَعَسَى اللَّهُ أَنْ يَأْتِيَ بِالْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِنْ عِنْدِهِ فَيُصْبِحُوا عَلَى مَا أَسَرُّوا فِي أَنْفُسِهِمْ نَادِمِينَ“İşte kalplerinde bir hastalık bulunanların, “Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.” [Maide 51-52]
Yemen halkını da İslam Devleti Hilafet’i ikame etmek, kapitalizme ve onun zulmüne son vermek için Hizb-ut Tahrir’e yardım etmeye ve bu büyük hayırda öncü olmaya davet ediyoruz.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Yemen Vilâyeti Medya Bürosu |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi Telefon: 735417068 https://www.hizbut-tahrir.info |
E-Mail: yetahrir@gmail.com |