- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Müslümanlar, Diğer İnsanlar Dışında Tek Bir Ümmettir
Haber:
İran'ın, savaşın sona erdirilmesi konusunda Washington'a yönelik dolaylı mesajları; henüz müzakereler yok. (Lübnan en-Nehar Gazetesi, 4 Mart 2026)
Yorum:
CNN'e göre Lübnan en-Nehar gazetesi, İran istihbarat teşkilatlarının ABD'ye dolaylı mesajlar ileterek savaşı sona erdirmek için görüşmelere başlamaya yönelik olası bir hazırlığı ifade ettiğini yayınlamıştır. Gazeteye göre, bu mesajlar üçüncü bir ülke aracılığıyla ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı'na (CIA) iletildi, ancak bu durum henüz savaşı sona erdirme veya net bir müzakere süreci başlatma mekanizması hakkında ciddi tartışmalara yol açmamıştır.
Kayda değerdir ki iki milyarlık bir ümmet, İran'ı, Trump ve onun yeryüzünde fitne ve fesat saçan ve herhangi bir caydırıcı olmaksızın uçakları ve füzeleriyle İslam ülkelerinde arbedeler çıkaran üvey evladı Yahudi varlığına karşı tek başına bırakmıştır. Bilakis İslam ümmetinin, Siyonist-Amerikan saldırganlığını sadece İran'a değil, hepsine yönelik bir saldırganlık olarak görmesi gerekir; çünkü İran ile diğer İslam ülkeleri arasındaki fikhi farklılıklar, Amerika ve gaspçı varlığın İslam ülkelerine yönelik saldırısı karşısında hareketsiz kalmayı haklı çıkarmaz; zira dinin zaruretlerinden birinin de, bir Müslümanın, Müslüman kardeşine yardım etmesinin vacip olduğu bilinmektedir. Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: وَإِنِ اسْتَنْصَرُوكُمْ فِي الدِّينِ فَعَلَيْكُمُ النَّصْرُ “Sizden din konusunda yardım istediklerinde yardıma icabet etmeniz sizin üzerinize vaciptir.” [Enfal 72]Burada İran'daki Müslümanlara yardım etmekten bahsetmek, İslam ümmetinin davalarına yardım etmeyi terk eden İran rejimine yardım etmek anlamında değildir; zira Amerikan füzeleri ve Yahudi uçakları orada Müslümanları öldürmekte ve İslam ülkelerini yok etmektedir. Bu yüzden onlara yardım etmeyi terk etme durumu caiz değildir; tıpkı Filistin, Sudan ve diğer İslam ülkelerindeki halkımızı desteklemeyi terk etmenin caiz olmaması gibi.
Fıkhi ihtilaflar konusuna gelince; kurulduğunda İslam Devleti ve Müslümanların Halifesi, bu sorunları çözecek ve ihtilafı ortadan kaldıracaktır ama şu anda İran'daki Müslümanları desteklemekten daha önemli bir şey yoktur. Eğer İran'a komşu olan Müslümanların başındaki yöneticiler, kafir Batı'ya olan bağlılık ve ajanlıklarından kurtulmuş olsalardı, bu çok kolay olurdu; zira ne Amerika ne de Yahudi varlığı, bu ülkelerin yöneticilerinin işbirliği olmadan bu ülkelerin hava sahasına veya sularına giremezdi ama bu yöneticiler, saldırı karşısında destek almak için ümmetlerine başvurmak yerine, tahtlarını korumak için kafir Batı'dan yardım istiyorlar. Örneğin Körfez devletçikleri, kendilerini korumak için Avrupa Birliği ülkeleriyle bir toplantı düzenlenmesi çağrısında bulunmuşlardır!
Sonuç olarak İslam ümmeti, özellikle de aralarındaki nüfuz sahibi olanların üzerlerine düşen, yöneticilerinin İslam ümmetinin sorunlarına karşı birbiri ardına olan eylemsizliği ortaya çıktıktan sonra, İran'daki Müslümanlara yardım etmek ve onları vahşi saldırılar karşısında yalnız bırakmamak için rejimlere baskı yapmak amacıyla kamuoyunu harekete geçirmeleridir.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdulaziz El-Hamid – Yemen