- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber - Yorum
Uyuşturucu İle Mücadele Sloganını Öne Çıkarmak Yoluyla Uyuşturucunun Propagandasını Yapmak!
Haber:
Sana'da günlük olarak yayınlanan es-Sevra gazetesi, 01 Temmuz Çarşamba günü, ilk sayfasının manşetinde kırmızı puntolarla, “Miftah: Hükümet, uyuşturucu ile mücadele önlemlerini sıkılaştırmaya ve yasal boşlukları kapatmaya devam ediyor” başlıklı bir haber yayınladı: haberde şöyle geçti: “Başbakan yardımcısı, onları daha kolay bir şekilde kontrol altına almak ve onlara şantaj yapmak, dolayısıyla uzun yıllar kendi çıkarları doğrultusunda çalıştırılmalarını güvence altına almak için düşmanların öncelikle gençleri hedef aldıklarını belirtti; ayrıca Değişim ve İnşa Hükümeti’nin, zaman zaman suçluların yasaları atlatmasına ve davaları manipüle etmesine fırsat veren boşlukları kapatmak için yasaları gözden geçirmeye çalışacağını vurguladı.”
Yorum:
Burada kendisine dikkat çekmek istediğimiz nokta, Birleşmiş Milletlerin dünya çapında uyuşturucu ile mücadele sloganının ardında yatan amacına karşı uyarıda bulunmaktır; zira bu örgütün gayesi, onları kişisel özgürlük pankartı altında kontrol altında kalmalarını sağlamak kastıyla dinamik ve genç nüfusa sahip ülkelerdeki gençler arasında uyuşturucu kullanımını yaygınlaştırmak ve genişletmek ve ülkelerin gençlerinin; Dünya Sağlık Örgütü'nün salgınlar ve hastalıklar ihraç ederek anne, baba ve yeni doğanları hedef alıp nüfusu azaltmasıyla; Gıda ve Tarım Örgütü'nün bedenleri zehirleyen gıda ürünleri ve sistemleri tedarik etmesiyle; Kültür ve Bilim Örgütü'nün ise zihinleri ve düşünme biçimlerini baltalayan eğitim müfredatları dayatmasıyla yürüttüğü o küresel ifsat ve yıkım çarkının dışına çıkmasını ve arzuladıkları değişime ulaşmasını engellemektir!!
Birleşmiş Milletlerin kurulması ve 1945 yılında Şartı’nın ilan edilmesi, San Francisco’lu Sally Stanford’un evinde gerçekleşmişti; öyleyse bundan sonra ondan nasıl bir iyilik beklenebilir ve ona nasıl ıslah umutları bağlanabilir ki?!
Miftah ve “bakanlığının yarısı”, Birleşmiş Milletlerin kendilerine dayattığı plan ve programları, gözlerini kamaştıran ve onun kötülüklerini görmezden gelmelerine neden olan o kirli paralar uğruna papağanlar gibi tekrarlıyorlar! Her şey, Miftah'ın kanunların gözden geçirilmesi ve boşlukların doldurulması hakkındaki konuşmasıyla başlamıştır! Yani zahiri rahmet, batını ise azap olan Birleşmiş Milletlerin dayatmalarına boyun eğmekle başlamıştır! Bu ise İslam'ın, toplumdaki suç ve kötülüklerle mücadele etme ve onları tedavi etme metodunu dışlayan ve onunla bağdaşmayan bir anlayıştır; zira İslam'ın metodu; tehlikenin menatını tahkik ettikten sonra onun birey ve toplum üzerindeki tehlikesini ortaya koymak, toplumu bunlardan korumak için büyük bir titizlik ve özveri göstermek, ardından bunların haram olduğuna dair delilleri sunmak ve tüm bunları insanlara arz etmektir: وَذَكِّرْ فَإِنَّ الذِّكْرَىٰ تَنْفَعُ الْمُؤْمِنِينَ “Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.” [Zariyat 55] Ayrıca uyuşturucu kullananları cezalandırmak, propagandasını yapanların ellerine şiddetle vurmak ve bu batağa düşenleri tedavi edecek rehabilitasyon merkezleri kurmaktır.
Yemen’in uçsuz bucaksız sahillerinin balıkçılık, deniz canlıları ve diğer faydalı deniz kaynakları açısından en verimli şekilde kullanılmaması ve bu sahillerde balık işletme tesislerinin kurulmaması nedeniyle, yüzlerce kilometrelik sahil şeridi, ülkeye uyuşturucu getirmek ve sokmak amacıyla istismar edilmektedir!
Kurtuluşumuzun yolu olan Nübüvvet Minhacı üzere İkinci Raşidi Hilafetimiz, Allah’ın izniyle ortaya çıkmak üzeredir; bu yüzden ümmetimizin gençlerini, Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir ile birlikte çalışmaya davet ediyoruz; bu sayede tüm iyilikler ortaya çıkacak ve tüm kötülükler de ortadan kalkacaktır.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Şefik Hamis – Yemen