- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Yemen’deki Koalisyon, Husi Grubunun Tehditlerinin Ardından Benzeri Görülmemiş Bir Karşılık Vermekle Tehdit Ediyor
Haber:
Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon, Krallık’ı hedef alan herhangi bir girişime benzeri görülmemiş bir karşılık vereceği tehdidinde bulundu; bu açıklama, Husi grubunun; Suudi savaş uçaklarının, İran’a ait bir sivil uçağın Sana Havalimanı’na inişini engellemek amacıyla Yemen hava sahasını ihlal ettiğini öne sürdükleri olayın tekrarlanması hâlinde Suudi Arabistan’daki havalimanlarını ve hayati tesisleri hedef alma tehdidinde bulunmasının ardından geldi. Taraflar, gerginliğin tırmanmasıyla ilgili birbirlerini suçladığı bir zamanda Yemen hâlâ ülkeyi helak eden ve halkını arka arkaya gelen krizlerin içinde boğan yıkıcı bir savaşın etkilerini yaşamaya devam ediyor.
Yorum:
Bir kez daha askeri tırmanış hayaleti Yemen’in üzerine çökmekte ve çatışmanın tarafları arasında tehdit ve korkutma dili tekrarlanmaktadır; bu arada tek kaybeden ise Yemen halkı olmaya devam ediyor. Koalisyon, benzeri görülmemiş bir misillemeden söz ederken, Husiler de kapsamlı bir misillemeyle tehdit ediyor; sanki Yemen ve halkı, bölgesel ve uluslararası hesapların kapanmasına yönelik bir sahadan ibaretmiş gibi!
Bu savaş, başından beri Yemen’i kurtarmak ve halkına destek amacıyla olmamıştır; aksine uluslararası ve bölgesel güçler arasındaki nüfuz çatışmasının bir parça olmuştur; bu çatışmanın aşamaları yerel aktörler aracılığıyla yürütülürken, bedelini ise Yemenliler kan, yerinden edilme, açlık ve yıkımla ödemektedirler. Nitekim her ne zaman savaşın alevleri sönse, çatışan taraflar siyasi çıkarları gerektirdiğinde savaşı yeniden alevlendiriyorlar.
Yemen’i ve istikrarını savunduğunu iddia eden koalisyona gelince; ülkeye isabet eden yıkımın en önemli nedenlerinden biri olmuş ve Yemen’e daha fazla parçalanmışlık ve dışarıya bağımlılıktan başka bir şey getirmemiştir. Öte yandan Husiler, savaş ve barış kararlarını dış politikalara bağlamaya devam etmekte ve Yemen’i, halkının çıkarlarıyla hiçbir ilgisi olmayan projelere hizmet etmek için bir arena olarak sunmaktadırlar.
Ama asıl trajedi, karşılıklı tehditlerde değil, aksine Müslümanları birleştirecek ve sömürgecinin ülkelerine uzanan elini kesecek İslami bir projenin yokluğundadır. Dolayısıyla ümmet, işlevsel rejimler ile uluslararası eksenlere bağlı hareketler arasında parçalanmış bir halde kaldığı sürece, kanlar İslam’ın ve Müslümanların çıkarlarına değil, Washington, Londra ve diğerlerinin çıkarlarına hizmet etmek için kullanılmaya devam edecektir.
Kurtuluş, şu ya da bu tarafın yanında yer almakla olmaz; zira her iki taraf da sömürgecinin çizdiği gerçeklik çerçevesinde hareket etmektedir; aksine kurtuluş, ümmet sadık, Allah’ın şeriatıyla hükmeden ve Müslüman ülkeleri Nübüvvet Minhacı üzere Raşidi Hilafet Devleti'nin çatısı altında birleştiren siyasi liderliğin kurulmasıyla gerçekleşecektir; işte o zaman bağımlılık sona erecek, yabancı nüfuz kovulacak ve Müslümanların silahları birbirlerinin göğsüne doğrultulmuş bir şekilde kalmak yerine, ümmetin gücü gerçek düşmanlarına yönelecektir.
وَمَا لَكُمْ لَا تُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمُسْتَضْعَفِينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَالْوِلْدَانِ “Size ne oluyor da, Allah yolunda ve zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?” [Nisa 75]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdul Mahmud El-Amiri – Yemen