Logo
Bu sayfayı yazdır
Eski Katar Emiri Hamad El-Sani'nin Gerçeği

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Eski Katar Emiri Hamad El-Sani'nin Gerçeği

 

Haber:

Eski Katar Emiri Hamad bin Halife El Sani, 74 yaşında hayatını kaybetti.

Yorum:

Son zamanlarda bazı kişiler çıkıp sosyal medya platformlarında Hamad bin Halife El-Sani’yi överek, özellikle Lindsey Graham gibi Müslümanların düşmanı Amerikalı şahsiyetlerin tutumlarına mukabil, onun Filistin meselesi ve Gazze Şeridi’ne yönelik tutumlarından bahsetmektedirler. Şahsiyetleri ve yöneticileri değerlendirirken bazılarının gözden kaçırabileceği birtakım gerçekleri hatırlatmak amacıyla şu noktalara değinmek isterim:

Birincisi: Hamad, İngiliz Sandhurst Askeri Akademisi’nden mezun olmuştu; bu kurum, İngiltere’nin çok sayıda subayını ve Ürdün, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğerleri gibi bazı Arap ülkelerindeki yönetici ailelerinin çocuklarını mezun etmiştir. Bu askeri akademi, Filistin’i kurtarmak ya da sömürgeci projelere karşı koymak için kurulmamış; aksine İngiltere devletinin dayalı olduğu akide ve çıkarlara göre askeri liderler mezun etmek için kurulmuştur.

İkincisi: Hamad, 1995 yılında, “beyaz darbe” olarak bilinen olayda babası Halife bin Hamad El-Sani’yi devirdikten sonra iktidara gelmişti.

Üçüncüsü: Hamad bin Halife’nin iktidarı döneminde benimsediği en öne çıkan politikalardan bazıları şunlardır:

1- Doha’da ticari bir ofis açarak Yahudi varlığı ile açıkça normalleşme ilişkileri kurmak.

2- Bölgedeki en büyük ABD askeri üslerinden biri haline gelen El-Udeyd Hava Üssü’nün genişletilmesi; zira ABD, bu üssü, Afganistan ve Irak’ta olduğu gibi Müslümanları öldürmek ve onların ülkelerini işgal etmek amacıyla askeri operasyonlarda kullanmıştır.

3- 1996 yılında kurulan El Cezire Kanalı, özellikle “Ters Yön” adlı program başta olmak üzere diyalog programları aracılığıyla çarpıtılmış siyasi bir bilincin oluşmasında ve kamuoyunun yönlendirilmesinde rol oynamıştır.

Değerlendirme kriterinin bozulması, hatalı sonuçlara yol açmaktadır. Bu yüzden İslam’da bir yönetici, bazı cüzi tutumları ya da medyaya yaptığı açıklamalarıyla değil, aksine Allah’ın indirdikleriyle mi hükmetti? İslam’ın risaletini taşıdı mı? İşgal altındaki Müslüman ülkeleri kurtarmak için çaba gösterdi mi? gibi büyük göreviyle ölçülür.

Bölgenin yöneticileri, sömürgecilik sonrası dönemin bir ürünüdür; zira sömürgeci askeri olarak çıkmış ve kendi adına, rengi bizim rengimiz, adı bizim adımız gibi olan bir bekçi atamıştır; ancak bu bekçinin siyasi kıblesi, bizzat sömürgecidir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Cabir Ebu Hatır

Template Design © Joomla Templates | GavickPro. All rights reserved.