- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Ramazan... Hakkın Batılla Olan Savaşı İçin Hazırlık
Şeytanın yolunun netleşmesinin ve hakkın batılla olan savaşının özelliklerinin ortaya çıkmasının ardından, Müslümanların karşı karşıya kaldıkları zorluğun boyutunu idrak etmeleri zorunlu bir hale gelmiştir; zira küfür, İslam'a karşı hayatın her alanına egemen olmuş ve düşmanlığında, kibrin ve şeytanın otoritesine boyun eğmenin son adımlarını atmıştır. Nitekim onlar, fillerine hiçbir mazeret ve gerekçe göstermeden insanın fıtratı pahasına olsa ve onun hakikatini değiştirse bile bu zulmü, halkların boyun eğip kontrolüne razı olduğu emri vakiye dönüştürmeye çalışıyorlar. Dünyadaki kafir güçler, hakkı yok etmeyi ve onu ortadan kaldırmayı hedefleyen bütüncül bir çalışma sistemi içinde herhangi bir denetim veya hesap verebilirlikten uzak bir şekilde zulüm ve despotluk konusunda net bir tavır sergilemektedirler.
Bu sistem, arzulardan ve takipçilerini ilan eden bu şeytanın kaynağından türetilen kanunlarla başlamaktadır; bu yüzden onlar, dünya üzerindeki hegemonyalarını pekiştirmek ve başta İslam ümmetinin olmak üzere halkların servetlerini yağmalamak için bölünme bayraklarını dalgalandırdılar. Başlarında Yahudi varlığının liderleri olmak üzere despot devletlerin başları, toprakları gasp etme “hakkına” sahip olduklarına karar vermişlerdir; bu da hegemonya politikalarına devam ettiklerine dair bugünkü konuşmaları ve adaletin tamamen kaybolmasını sağlamak için sözde “barış dernekleri” kurarak bu despotluğu ambalajlamak yoluyla ortaya çıkmaktadır. Aşırı kibirle dünyadaki hiçbir odağın kendilerine karşı ses çıkarmasına izin vermediler; aksine alimler, şeyhler ve ümmetin özgür evlatlarından kendilerinin karşısında duran herkese baskı uygulamak için işbirlikçilerini kullandılar.
Tüm bu hakkın inkârına, mazlumlara karşı güçlenmenin devam etmesine, Müslümanların katledilmesinin, yerinden edilmesinin ve hapsedilmesinin meşrulaştırılmasına ve şok ve tiksinti uyandıran dosyaları dünyaya ifşa olan o ellere rağmen, şer güçleri yeryüzünde fitne ve fesat saçmaya ve İslam'ı ikame etmek ve onu yeniden izzetli kılmak için çalışan her gücü yok etmeye devam ediyorlar. Gece gündüz hiç durmadan sürdürdükleri bu psikolojik ve askeri hazırlık karşısında, şu acil soru ortaya çıkmaktadır: Müslümanlar olarak bizim konumumuz nedir?
Müslümanlar, dinlerine ve ümmetlerine karşı küfür dalgasını izlerlerken, Rableri tarafından hazırlık yapmakla emrolunduklarını unuttular mı yoksa? Oysa ellerindeki Kur'an-ı Kerim, Allah'ın şu kavlini haykırmaktadır:وَأَعِدُّواْ لَهُم مَّا اسْتَطَعْتُم مِّنْ قُوَّةٍ وَمِنْ رِّبَاطِ الْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِ عَدُوَّ اللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَآخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ اللهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُواْ مِنْ شَيْءٍ فِي سَبِيلِ اللهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah’ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız.” [Enfal 60]
Allah, bu azim olan ayın gelişiyle birlikte bize, psikolojik olarak hazırlık yapma gücü bahşetmekte ve davranışlarımızı, düşmanın tehditlerinden ve seferberliğinden duyduğumuz korkudan, izzet ve zaferin kesinliği durumuna dönüştürmektedir. Düşmanın, askeri gücümüzü elimizden almak için komplo kurması durumunda Ramazan, akidemizi ve kararlılığımızı güçlendirmek ve bu dine yardım etme azmimizi bilemek için bir fırsattır. Ramazan, müminlerin düşmanlarıyla yüzleşmeye ve onlara galip gelmeye hazırlandıkları bir zamandır; zira takvalı olmak ve Allah'a yönelmek psikolojik hazırlığı sağlamaktadır. Maddi hazırlığa gelince; Allah'ın izni ve gücü sayesinde güç ve kuvvet ehli bizi desteklemek için harekete geçecek, böylece Allahu Teala'nın lütfu sayesinde durum zalimlerin aleyhine dönecek ve güç bizim elimize geri dönecektir. O halde bu ayın başlığı, zaferler ayı olsun; çünkü tarihimizde Ramazan'ın hazırlık, hazır olma ve zafer ayı olduğuna dair büyük kanıtlar vardır.
Allahu Teala şöyle buyurmuştur: يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَأَنَّهُ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ “Ey iman edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasulü’ne icabet edin. Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.” [Enfal 24]
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Zübeyde Ümmü Osman – Mübarek Toprak (Filistin)