حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
| No: HT-BA-2026-MB-TR-08 |
H. 25 Ramazan 1447 M. Cumartesi, 14 Mart 2026 |
Mescid-i Aksa’yı Kurtarmak İçin İçlerinden Bir Tanesinin Bile Yeterli Geleceği Sekiz Ülke, Yine Sadece Kınama ve Telinle Yetinmektedir!
Suudi Arabistan, Ürdün, BAE, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye Dışişleri Bakanları; Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, işgal makamları tarafından özellikle mübarek Ramazan ayında Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişinin engellenmesini şiddetle kınadıklarını açıkladılar. Açıklamada, bu yasadışı ve haksız uygulamaları kesinlikle reddettiklerini ve kınadıklarını vurgulayan bakanlar, Yahudi varlığından Mescid-i Aksa’nın kapılarını derhal açmasını, namaz kılanların Mescid’i Aksa’ya ulaşımına engel olmamasını, Kudüs’teki Eski Şehir’e erişime getirilen kısıtlamaları kaldırmasını ve Müslümanların Mescid’i Aksa’ya ulaşımını engellemekten vazgeçmesini talep ettiler. Ayrıca uluslararası toplumu, Yahudi varlığını, Kudüs’teki İslami ve Hristiyanlara ait mukaddesata yönelik devam eden ihlallerini ve yasadışı uygulamalarını, bu kutsal mekânların hürmetini çiğnemesini durdurmaya zorlayacak kararlı bir tutum almaya çağırdılar.
Müslümanların yöneticilerinin bu sefil ve aciz duruşları artık ispata muhtaç olmayacak kadar aşikârdır. Zira içlerinden birinin bile Yahudilerin küstahlığına ve Mescid-i Aksa’ya yönelik süregelen saldırganlığına son verebilecek ve hatta Filistin’in tamamını özgürleştirebilecek güçte olan sekiz ülkenin temsilcileri, her zamanki gibi yalnızca kınama, protesto ve telin ifadeleriyle yetinmektedirler. Onlar, mübarek toprak Filistin’le hiçbir bağı olmayan, oradaki savunmasız ve güçsüz halka karşı hiçbir sorumluluk taşımayan birer yabancı gibi davranmaktadırlar.
Oysa Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan, Endonezya veya Türkiye gibi ülkelerden sadece biri bile istese, kısa sürede Filistin’in tamamını kurtarabilecek güce sahiptir. Bu ülkeler, Yahudi varlığını kökünden söküp atabilecek ordular ve silahlara ve Allah yolunda sefere çıkmak için yanıp tutuşan halklara sahiptirler. Üstelik bu sefer; ilk kıbleleri, Haremeyn-i Şerifeyn’in üçüncüsü ve sevgili peygamberimizin İsra’sı uğrunda cihat etmek için olursa durum nice olurdu bir düşünün?! Buna rağmen bu yöneticiler, kınama ve lanetleme ile yetinmekte, uluslararası sistemi Yahudilerin ihlallerine son vermeye çağırmaktadırlar.
Mescid’i Aksa ve Allah’ın etrafını mübarek kıldığı topraklar, Allah’ın Aziz Kitabında ondan bahsetmesinden bu yana Ümmetin sabitelerinin ve yükümlülüklerinin ayrılmaz asli bir parçası olmuştur:
سُبْحَانَ الَّذِي أَسْرَى بِعَبْدِهِ لَيْلاً مِنَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ إِلَى الْمَسْجِدِ الْأَقْصَى الَّذِي بَارَكْنَا حَوْلَهُ لِنُرِيَهُ مِنْ آيَاتِنَا إِنَّهُ هُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu bir gece Mescidi Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidi Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” [İsra 1] Aynı şekilde Habib-i Mustafa SallAllahu Aleyhi ve Sellem de Mescid-i Aksa hakkında şöyle buyurmuştur:
لَا تُشَدُّ الرِّحَالُ إِلَّا إِلَى ثَلَاثَةِ مَسَاجِدَ: الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ، وَمَسْجِدِي هَذَا، وَالْمَسْجِدِ الْأَقْصَى“Sadece üç mescit için (ibadet maksadıyla) binekler hazırlanıp yolculuğa çıkılır: Mescid-i Haram, benim bu mescidim (Mescid-i Nebevi) ve Mescid-i Aksa.” Filistin, Faruk Ömer RadıyAllahu Anh’a tarafından fethedildiğinden beri bir İslam toprağıdır ve kıyamete kadar da tüm Ümmetin boynunda bir emanet olarak kalacaktır. Bu emanet, İslam ordularına; bu İslam toprağına karşı görevlerini üstlenme yükümlülüğü yüklemektedir. Bu yükümlülük de o İslam toprağını kurtarmak, başlarındaki yöneticilerin Filistin’i peşkeş çekmelerini ve ona karşı komplo kurmalarını izlemeye bir son vermektir.
Filistin davasının bu yöneticiler ve onların rejimlerinin iradesine ipotek edilmesi; işgalin devam etmesi, Yahudilerin artık bir sınırı olmadığı açıkça görülen küstahlık, saldırganlık ve Mescid’i Aksa’yı kirletmelerinin daha da artacağı anlamına geliyor. Sizlerin de gördüğü gibi artık Nil’den Fırat’a kadar uzanan “Büyük İsrail” topraklarından bahsetmeye başlamışlardır bile.
Ümmetin orduları, bir an önce Ümmeti ezen, kutsallarını korumasına, dinini ikame etmesine, Filistin’i ve işgal altındaki tüm İslam beldelerini kurtarmak ve sömürgecilerin kökünü kazımak için kendisine liderlik edecek bir Raşit Halife’ye biat etmesine engel olan bu yöneticilerden Ümmetin otoritesini geri almak zorundadır.
| حزب التحرير Hizb-ut Tahrir Merkezî Medya Ofisi |
Adres Bilgileri ve Web Sitesi el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43 www.hizbut-tahrir.info |
E-Mail: media [@] hizbut-tahrir.info |



