Salı, 05 Şevval 1447 | 2026/03/24
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi

No: HT–BA–2026–MB–TR–10 H. 4 Şevvâl 1447
M. Pazar, 22 Mart 2026

İran Savaşı, Amerika’nın Süper Güç Efsanesini Yerle Bir Etmiş, Ordularımızın Eksikliğinin Askeri Kapasite Değil, Siyasi İrade Olduğunu Kanıtlamıştır

Yirmi günü aşkın süredir Amerika ve Yahudi varlığı İran’a karşı savaş yürütmektedir. Amerika bölgeye uçak gemileri, destroyerler, mayın tarama gemileri ve dünyanın en gelişmişleri sayılan 160’tan fazla stealth (hayalet) ve konvansiyonel savaş uçağı sevk etmiştir. Amerika, deniz filosunun üçte birinden fazlasını —ki bu Fransa’nın tüm deniz filosuna denktir— bölgeye sevk etmiş durumdadır. Ona 200’den fazla savaş uçağıyla katılan Yahudi varlığı ve Ortadoğu ile Körfez’de konuşlanmış 20’den fazla ana üs, onlarca küçük mevki ve yayılma noktası da bu saldırganlığın emrindedir. Ayrıca İngiltere’nin bölgedeki ve kendi topraklarındaki üslerinden, Fransız üslerinden ve ülkelerini, hava sahalarını ve askeri imkânlarını Amerika’nın hizmetine sunan bölgedeki yöneticilerden de destek almaktadır. Bütün bu devasa güce rağmen Amerika, şimdiye kadar İran rejimini dize getirme ve onu bir gecede kendi sömürgeci şartlarına boyun eğdirme hayalini gerçekleştirememiştir.

Başkan Trump ve yönetim kademesi, dünyanın en güçlü ve en gelişmiş ordusuna sahip olmakla övünüp duruyorlar. Venezuela Devlet Başkanı’nı bir gece yarısı operasyonuyla kaçırmalarının ardından da büyük bir özgüven patlaması yaşadılar. Bu sarhoşlukla, dilediklerini yapabileceklerini, istediklerine emredip itaat ettirebileceklerini sandılar. İran savaşını da tereyağından kıl çeker gibi kolayca bitirip zafer kazanacakları zannıyla İran’a saldırdılar. Öyle ki Trump, Amerikalıların bölgedeki askeri yığınağını gördüklerinde İranlıların neden hemen teslim olmadıklarına bile şaşırmıştı!

Ancak hesapları tutmamış, hevesleri kursaklarında kalmıştır. Zira İran ordusu bugüne kadar direnmeyi başarmıştır; dahası Amerika’nın beslemesi Yahudi varlığını, bölgeye yayılmış askeri üslerini, radar ve erken uyarı sistemlerini hedef alarak bunların bir kısmını veya çoğunu körleştirip Amerika’ya bölgede acı verici darbeler indirmiştir. Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan gemilerini ve deniz trafiğini hedef almıştır. Bu durum, Amerika’da net bir kırılmaya yol açmış; bu kırılma, gerçekçilikten uzak ve kibir dolu açıklamalarına ve yüz ifadelerine yansımıştır. Savaş hâlâ tüm şiddetiyle sürmekte, tehdit ve gözdağı da devam etmektedir; buna karşılık İran ordusu, Amerika ve Yahudi varlığının dayatmaya çalıştığı yenilgiyi bertaraf etme konusunda kararlılık ve direnç göstermektedir.

Müstebit ve küstah Amerika; 3700’den fazla nükleer başlığa, sadece komşularını değil tüm dünyayı tehdit eden kıtalararası balistik füzelere, dünya genelinde 128’den fazla askeri üsse ve uşaklara sahiptir; ama güç ve küstahlık mantığıyla İran’ın nükleer silaha veya balistik füzelere sahip olma hakkı olmadığını savunmaktadır. Bu, geçmişteki Firavun mantığının aynısıdır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

قَالَ فِرْعَوْنُ مَا أُرِيكُمْ إِلَّا مَا أَرَى وَمَا أَهْدِيكُمْ إِلَّا سَبِيلَ الرَّشَادِ“Ben size sadece kendi gördüğümü gösteriyorum; sizi ancak doğru yola götürüyorum.” [Mümin 29]

Artık her basiret sahibi için şu gerçek ayan beyan ortadadır: Amerika, tüm gücüne, yardakçılarına ve beslemesi Yahudi varlığına rağmen ne süper bir güçtür ne de mucizeler yaratan biridir. Ümmetin orduları, Amerika’nın küstahlığına, istikbarına ve sömürgeciliğine karşı durabilecek kapasiteye fazlasıyla sahiptir. Ordularımızın tek eksiği, hain yöneticilerin çarçur ettiği siyasi iradedir. Eğer orduları kışlalara hapseden, sömürgeci kâfiri ihanet anlaşmaları ve zillet ittifaklarıyla Ümmetin tepesine çıkaran, iradelerini kâfire rehin bırakan bu hain yöneticiler olmasaydı; Ümmetin orduları Amerika ve müttefiklerini kesinlikle hezimete uğratır, burunlarını yere sürterlerdi. Bugün yaşananlar, Ümmetin bu yöneticilerden kurtulmaya ve dizginleri, kendisini izzet, kurtuluş ve hakimiyete taşıyacak samimi kimselere teslim etmeye ne kadar acil ve hayati ihtiyaç duyduğunu kanıtlamaktadır. Amerika’nın nobranlığına, Yahudilerin küstahlığına ve bölgedeki sömürgeci hayallerine son vermenin yegâne yolu budur. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmuştur:

إِلَّا تَنْفِرُوا يُعَذِّبْكُمْ عَذَاباً أَلِيماً وَيَسْتَبْدِلْ قَوْماً غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْئاً وَاللهُ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ“Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir toplum getirir. Siz ise O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.” [Tevbe 39]

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Merkezî Medya Ofisi
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
el-Mezra’a, P.K. 5010-14, Kolombiya Merkezi B Blok Kat:2, Beyrut/Lübnan
Telefon: TEL: 0096 113 07 59 4 / GSM: 0096 171 72 40 43
www.hizbut-tahrir.info
E-Mail: media [@] hizbut-tahrir.info

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER