Cuma, 03 Safer 1448 | 2026/07/17
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Siyasi Partilerden Oluşan Bir Karışım, İngiltere Halkını Aynı Kaçınılmaz Akıbete Sürüklüyor

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Siyasi Partilerden Oluşan Bir Karışım, İngiltere Halkını Aynı Kaçınılmaz Akıbete Sürüklüyor

 

Haber:

Londra Emniyet Müdürlüğü’nün 500 bin Sterlin tutarındaki bağışlarla ilgili yürüttüğü soruşturma ve Parlamento Standartlar Komitesi’nin 5 milyon Sterlin değerindeki bir hediyeyle ilgili yürüttüğü bir başka soruşturma karşısında Nigel Farage, Birleşik Krallık Reform Partisi’nin Clacton seçim bölgesindeki milletvekilliği görevinden istifa etti ve bunun halk ile hükümet arasındaki bir çatışma olacağı konusunda ısrar ederek ara seçimlerin yapılacağını duyurdu. Bununla birlikte İşçi Partisi, Muhafazakarlar ve diğer ana partilerin seçimleri boykot etmesinin gölgesinde Count Binface, Farage'nin en önde gelen rakibi olarak görülüyor; gümüş renkli bir çöp kovası kostümü giyen bu komedyen, Sigma 9 gezegeninden geldiğini iddia ediyor ve Adele’yi kamulaştıracağına dair söz veriyor.

Yorum:

Nigel Farage, siyasi kariyerini hükümete saldırmak üzere inşa etmiş olup kendisini, Westminster’daki yozlaşmış kartel tarafından kuşatılmış marjinal kesimin tek savunucusu olarak tasvir etmiştir. 2018 yılında, başlangıçta Brexit Partisi olarak bilinen ve şu anda kendisinin liderliğini yaptığı aşırı sağcı popülist bir siyasi partinin kuruluşuna katılmıştır. Nitekim Farage’ın popülist anlatısı çekiciliğini kanıtladı ancak İngiltere Reform Partisi’nin mali durumu bu anlatının sahte olduğunu ortaya çıkarmıştır. Parti, hükümetin dışında bir isyan hareketi olmak yerine, dış sermayenin bir aracı haline gelmiş olup onu finanse edenler ise, on yıllardır kamu hizmetlerini kısıtlayıp vergi gelirlerini biriktiren milyarderler sınıfının ta kendisidir. Böylece sadece Reform Partisi’nin değil, aksine İngiltere'deki parti sisteminin tüm siyasi saçmalık maskesi de düşmüştür; zira Farage’ı destekleyen zengin bağışçılar, aynı zamanda Muhafazakar Parti’nin de destekçileridir; bu arada İşçi Partisi ise on yıllardır aynı milyarder elitleri kucaklamaya devam etmiş ve onların paraları karşılığında işçi sınıfına verdiği vaatleri hafife almıştır. Dolayısıyla İngiltere’deki demokrasi, zenginler arasındaki bir müzayede savaşından başka bir şey değildir; bu da onu demokratik olmaktan ziyade zenginlerin yönettiği bir devlet haline getirmektedir; nerede olursa olsun kapitalizmin kaçınılmaz gerçeği işte budur.

Farage’ın isyanının ardında duran mekanizma şu anda benzeri görülmemiş bir incelemeye tabi tutulmaktadır. Milyarder ve Birleşik Krallık Reform Örgütü’nün onursal saymanı Nick Candy, 100 milyon Sterlinlik rekor bir bağış toplama hedefiyle, İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti’yi bağış toplama konusunda geride bırakmayı planlamaktadır. Bu örgütün en büyük destekçisi olan, Tether şirketinde %12 hisseye ve İngiltere Virjin Adaları’nda yurt dışı varlıklarına sahip Tayland asıllı İngiliz milyarder Christopher Harborne, geçtiğimiz yıl 15 milyon Sterlin bağışlamıştı; bu bağış, bir İngiliz siyasi partisine yapılan şimdiye kadarki en büyük bireysel bağış olarak kayda geçmişti. Kripto para alanındaki bir başka milyarder olan Ben Delo da 4 milyon Sterlin katkıda bulunmuştur. Bu kişiler, Birleşik Krallık’taki Reform Örgütü’nün kayıtlı gelirinin toplam %71’ini temsil etmektedir. Nitekim Harborne'un askerî yüklenici şirketleri, Candy'nin ülke dışından bağış toplama faaliyetleri ve oğlu George'un ABD'de siber dolandırıcılıktan hüküm giydiği ve hâlen Karadağ'dan faaliyet gösteren Cottrell ailesi; gizlilik ve olası hukuk ihlallerinin varlığına dair bir tabloya işaret etmektedir. Londra Emniyet Müdürlüğü, Fiona Cottrell’den gelen 500 bin Sterlin değerindeki bağışları soruştururken, Farage ise Harborne’dan gelen ve ancak milletvekilliğinden istifa ettikten sonra askıya alınan 5 milyon Sterlinlik bağışla ilgili olarak İngiliz Parlamentosu Standartlar Komisyonu’nun soruşturmasıyla karşı karşıya kalmıştır.

Bu ağ, Muhafazakar Parti’yi de kapsayacak şekilde genişlemektedir. Harborne ve Candy gibi bağışçılar, uzun süredir iki parti arasında gidip gelmekte ve onlara, gerektiğinde birbirinin yerine geçebilecek yatırımlar gözüyle bakmaktadırlar. İngiliz milyarderlerin her üçünden biri Muhafazakar Parti’yi finanse etmekte olup, bunlardan 48’i 2005 yılından bu yana 50 milyon Sterlinin üzerinde bağışta bulunmuştur. David Beers’in son olarak yaptığı 1 milyon Sterlinlik bağış ve hapisteki David Sullivan’ın 112.500 Sterlinlik bağışı, partinin ahlaki esnekliğini ortaya koymaktadır. Muhafazakar Parti'den bazı isimler Reform Partisi'ne katıldıklarında, ideolojiyi değil parayı takip etmişlerdir.

İşçi Partisi'ne gelince, yoksullar tarafından değil, zengin ve ayrıcalıklı bir kesim tarafından kurulmuştur; oysa bu partinin, uzun zamandır etkileri marjinalleştirilmiş olan yoksullar için olduğu varsayılıyordu. Görünen o ki İşçi Partisi’nin hakimiyeti artık tamamlanmıştır. Muhalefet saflarındaki İşçi Partisi lideri Keir Starmer, yüzyıllar öncesine dayanan ve İngiltere’de ikamet eden ancak yurtdışında kalıcı konutları bulunan kişilerin, yurtdışı gelirleri ve kazançları üzerinden İngiliz vergilerini ödemekten kaçınmalarına olanak tanıyan yerleşik olmayan vergi mükellefiyeti statüsünü kaldırma sözü vermişti. Hedge fon yöneticileri ve özel sermaye devleri, milyarlarca Sterlini korumak için uzun süredir bu durumu istismar etmektedir. İşçi Partisi ayrıca, özel sermaye ortaklarının performans ücretlerini gelir yerine sermaye kârları olarak değerlendirmesine olanak tanıyan “kâr payı” boşluğunu kapatmayı vaat etmişti; bu da vergi oranını %45’ten %28’e düşürmektedir. Ancak bu vaat hükümet içinde kaybolup gitmiştir. Dolayısıyla yerleşik olmayanlar için uygulanan sistem, yeni gelenlere hâlâ cömert muafiyetler tanıyan bir sistemle değiştirilmiştir; bu arada kâr payı ise gelir vergisi kapsamına dahil edildi ancak sözde uygun kâr payı için fiili oran sadece yaklaşık %34’e kadar hafifçe yükseltilmiştir. Aynı zamanda İngiltere'de ikamet etmeyenler, kâr payları üzerinden alınan vergiden tamamen kaçınmaya devam etmektedirler. İşçi Partisi’nin bağışçılarının izleri açıkça görülüyor: Zira Lord Sainsbury, Gary Lubner ve Cayman Adaları’nda kayıtlı bir hedge fonu olan ve İşçi Partisi’nin bugüne kadarki en büyük bağışçısı sayılan Quadrant Capital; evet onların hepsi, köklü şekilde yeniden dağıtım düzenlemesinin yasaya girmesini engellemişlerdir. Sonuçta kapalı bir siyasi döngü vardır. Farage’e cömertçe ödeme yapan Murdoch gazeteleri ve GB News, bağışçıların gündemini şişirmektedirler. Eski İşçi Partisi lideri Tony Blair, Rupert Murdoch’u, medya imparatorluğunun desteğini İşçi Partisi’ne yöneltmeye ikna etmek için Avustralya’ya gitmiş ve Murdoch da bunu kabul etmişti; bu da İşçi Partisi'nin, Muhafazakar Parti’nin 18 yıllık iktidarının ardından 1997 seçimlerini kazanmasına yol açmıştı. Partiyi sert bir şekilde eleştiren İşçi Partisi, artık yakın çevresini dolduran Lordlar Kamarası’nı kabul etmektedir. Bu üç partiyi birleştiren şey, insanların genelinin çıkarlarını ikinci plana atmaktır. Vergi sistemi, konut ve enerji politikalarının hepsi, bağışçıların yatırımlarından elde ettikleri getirileri yansıtmaktadır. Bağış toplama kampanyasının tamamı, serveti iktidara dönüştürmeyi hedeflemektedir. İşte bu, zengin azınlığın egemenliğidir. İşte bu, İngiltere'dir. İşte bu, zulümdür.

 

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Abdulhamid Martin

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER