Cumartesi, 09 Rebiu’l Evvel 1448 | 2026/08/22
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü
Bir Eczacının Doktorun El Yazısını Yanlış Okuması Hatası İle Bir Müslümanın İslam'ı Yanlış Anlaması Hatası Arasında!

بسم الله الرحمن الرحيم

Haber-Yorum

Bir Eczacının Doktorun El Yazısını Yanlış Okuması Hatası İle Bir Müslümanın İslam'ı Yanlış Anlaması Hatası Arasında!

Haber:

Medya kuruluşları, Kahire'nin Maadi bölgesinde yaşayan küçük bir kız çocuğu için basit bir soğuk algınlığı ve boğaz iltihabını tedavi etmek amacıyla yazılan sıradan bir reçetenin, el yazısıyla yazılmış doktor yazısının okunmasında yapılan eczacılık hatası sonucunda, reçete edilen tedavi yerine epilepsi ve ağır nörolojik bozuklukların tedavisinde kullanılan bir ilacın verilmesiyle nasıl korkunç bir sağlık trajedisinin başlangıcına dönüştüğünü aktardı ve böylece hastane koridorlarında nefes kesen bir yolculuk başladı.

Yorum:

Eğer bir reçeteyi okumadaki hata basit bir tedaviyi trajediye dönüştürebiliyorsa, o zaman bir Müslümanın Allah'ın kendisi için indirdiği hayat reçetesini okurken hata yapması hâli nasıl olacak acaba? Bir kişi bir görevi yerine getirmek üzere gönderildiğinde, başka bir görevi yerine getirse, bu görev başarılı bir şekilde sonuçlansa bile başarısız sayılır.Eğer bu hayattaki amacını yeryüzünde dini ikame etmek olarak belirlemediysen, ne kadar yüksek dereceli diploma alırsan al, ne kadar saygın bir mevkiye ulaşırsan ulaş, ne kadar geniş bir eve sahip olursan ol, ne kadar namaz kılarsan kıl, ne kadar oruç tutarsan tut, yine de başarısız sayılırsın; çünkü Allah’ın seni bu hayata gönderme görevini yerine getirmemiş olursun.

Fatiha Suresi’ni her okuduğumuzda, Allahu Teala'nın şu kavlini okuyoruz: اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ * صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْBizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet.” [Fatiha 5-6] Peygamberler ve elçiler, kendilerine nimet verilenlerin başında gelirler; peki onların arasındaki ortak amel neydi?  Allah'a ve O'nun şeriatına davet etmektir. Dolayısıyla asıl olan her bir Müslümanın, Allah’ın nimetlerine nail olanlardan olmak için bir davet taşıyıcı olması ve sadece dünya hayatı için yaşamaması ve İslam ile olan ilişkisini sadece bireysel ibadetler ile sınırlamaması gerekir.

Reçeteyi bir kez daha gözden geçir ve kendine samimiyetle şunu sor: Allah’ın istediği şekilde mi, yoksa kendi hevana göre mi yaşıyorum? Metodun selametini mi, yoksa selametin metodunu mu arıyorum? Nitekim Allahu Teala şöyle buyurmuştur: أَفَتُؤْمِنُونَ بِبَعْضِ الْكِتَابِ وَتَكْفُرُونَ بِبَعْضٍ فَمَا جَزَاء مَن يَفْعَلُ ذَلِكَ مِنكُمْ إِلاَّ خِزْيٌ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ يُرَدُّونَ إِلَى أَشَدِّ الْعَذَابِ وَمَا اللّهُ بِغَافِلٍ عَمَّا تَعْمَلُونَYoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.” [Bakara 85]

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Cabir Ebu Hatır

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER