- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Haber-Yorum
Bırakın Trump Kininden Gebersin; Zira O, Öncekilerin ve Sonrakilerin Efendisi Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Yüzde Birine Bile Ulaşamayacaktır
Haber:
ABD Başkanı Trump, Cuma günü Georgia eyaletinde düzenlenen bir seçim mitinginde Trump, Dalton kentinde yaptığı konuşmada, Muhammed isminin Orta Doğu'da yaygın olduğunu söyleyerek şunları ekledi: “Elinizde Muhammed, Muhammed, Muhammed, Muhammed ve Muhammed var; neredeyse herkes böyle.” Şöyle devam etti: “Orta Doğu'dan birinin adından emin değilseniz, direkt Muhammed deyin; tutturma ihtimaliniz yaklaşık %65’tir.” Kendi ifadesine göre, bu yöntemi yıllardır kullandığını ve hiç yanılmadığını söyleyerek alay etti.
Yorum:
Allah düşmanı Trump, Muhammed isminin sıradan bir isim olmadığını bildiği gibi Müslümanların İslam'a duyduğu sevginin bir tesadüf ya da örneğin ismin harflerine duyulan hayranlık olmadığını da biliyor; onu öfkelendiren şey de işte budur. Dolayısıyla o, adının, yaratılmışların efendisi Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in adının sahip olduğu heybet, sevgi ve tazimin yüzde biri kadar olmasını ümit ediyor.
Bu nedenle, adını önemli olan her şeye verme takıntısı olduğunu görüyoruz; zira bunun anısını ölümsüzleştireceğini veya itibarını artıracağını sanıyor. Nitekim bu konudaki ilk adımı şöyle başladı: John F. Kennedy Gösteri Sanatları Merkezi Yönetim Kurulu, Aralık 2025'te merkezin adının "Trump-Kennedy Merkezi" olarak değiştirilmesini oyladı. Ancak Mayıs ve Haziran 2026 yılında federal yargıç Christopher Cooper, isim değişikliğinin hukuka aykırı olduğuna ve binanın adını değiştirme yetkisinin sadece Kongreye ait olduğuna hükmeden bir karar verdi; bunun üzerine Trump'ın ismi, Haziran 2026'da merkezin cephesinden ve resmi web sitesinden resmen kaldırıldı.
Daha sonra Trump, stratejik Hürmüz Boğazı'nın adının Trump Boğazı olarak değiştirilmesini defalarca önerdi; nitekim süreç, Truth Social platformunda su yolunun ABD kontrolüne geçtiğini iddia eden montajlanmış bir harita paylaşmasıyla başladı; ardından bu fikri seçim konuşmalarında siyasi bir şaka ve İran karşısında gerilimi tırmandırma biçimi olarak tekrarladı ve bu da bir alay dalgasıyla karşılandı.
Yakın zamanda bir seçim mitinginde Google şirketiyle iletişime geçtiğini ve önerdiği haritalara uygun olarak Atlantik veya Pasifik Okyanusu'nun adını Trump Okyanusu olarak değiştirmeyi önerdiğini açıkladı; şirket ise ona şu kesin ve net ret yanıtını verdi: “Bu kadarıyla yetindik, okyanuslar tamamen farklı bir konu ve çok geniş alanları kaplıyor ve bunu yapmamız mümkün değil.” Bu alaycı talep, Trump'ın daha önce resmi kararnamelere dayanarak Amerika Körfezi ve Amerika Gölü gibi Amerikan isimlerini Google'a kabul ettirmeyi başarmasının ardından geldi; bunun üzerine destekçilerinin önünde gülerek durumu toparlamaya çalıştı ve bu kez sadece şaka yaptığını vurguladı.
Böylece Trump, adını ölümsüzleştirmek adına önemli olan her şeye kendi ismini vermek için adeta çırpınmaktadır; bu nedenle Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in isminin dünyanın dört bir yanında tazim, sevgi ve övünçle yankılandığını gördükçe kininden gebermesi son derece doğaldır.
Bırakın Trump kininden gebersin; zira o, öncekilerin ve sonrakilerin efendisi, hidayet ve rahmet elçisi, hakkın meşalesi, hayrın kandili ve hidayete erenlerin imamı olan Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in yüzde birine bile ulaşamayacaktır; Trump ise cehennemin dibinde Firavun, Nemrut, Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi suçlu tiran emsalleriyle yarışabilir; orası ne kötü bir varış yeridir! Büyük şahsiyetleri tarih, sevgi ve onurla ölümsüzleştirir. Tiranlara gelince; milletler ve halklar onları andıkça lanetler.
Çok yakında, isimleri, coğrafyayı ve tarihi İslam'ın, daru’l Hilafetin ve Beytülmakdis'in zaman ayarına göre yeniden düzenleyecek olan İkinci Raşidi Hilafet Devleti kurulacaktır. Göreceksin ey Trump; Efendimiz Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in adı Amerika'nın elli eyaletinde yankılanacak ve sömürgecilerin kulaklarını çınlatacaktır; öyleyse bunu bekle ve bizler kesinlikle eminiz.
Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan
Müh. Halil Abdurrahman



