- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti:
Temmuz 2026 Ayı Faaliyet ve Etkinlikleri
Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti, Temmuz 2026 boyunca ümmeti, İslam'ın yüce nizamı olan Nübüvvet metodu üzere Raşidî Hilafet'in yeniden kurulması için kendisiyle birlikte çalışmaya davet eden yoğun halk faaliyetleri gerçekleştirdi. Bu kapsamda öne çıkan faaliyetler şunlardır:
1. Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti Heyet Faaliyetleri
Doğu Sudan'daki El-Emrâr Kabilesinin İleri Gelenleri Hizb-ut Tahrir'i Ziyaret Etti
Hizb-ut Tahrir, 1 Temmuz 2026 tarihinde Port Sudan'daki bürosunda El-Emrâr kabilesinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyeti ağırladı.
Heyeti, Merkez İletişim Komitesi Başkanı Üstad Nasır Rıza, Resmî Sözcü Üstad İbrahim Osman Ebû Halil ile birlikte kabul etti.
Görüşmede Nasır Rıza, Sudan'da yaşanan gelişmelere ilişkin Hizb-ut Tahrir'in bakış açısını anlatarak, mevcut krizlerin çözümünün ancak İslam'dan kaynaklanması gerektiğini ifade etti.
Daha sonra Müslümanların kaderini ilgilendiren meseleler hakkında kapsamlı bir fikir alışverişi yapıldı.
Toplantının sonunda taraflar, ümmetin meseleleri hakkında iletişim ve istişareyi sürdürme konusunda mutabık kaldılar.
Sudan Barolar Birliği Başkanı ve Yönetimiyle Görüşme
9 Temmuz 2026 Perşembe günü Nasır Rıza başkanlığındaki Hizb-ut Tahrir heyeti, Port Sudan'da Sudan Barolar Birliği merkezini ziyaret etti.
Heyet, Baro Başkanı ve yönetim kurulu üyeleriyle görüştü.
Görüşmede Hizb-ut Tahrir'in tanıtımı yapılarak ümmetle birlikte gerçekleştirmeyi hedeflediği gayenin, Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidî Hilafet'in kurulması olduğu anlatıldı.
Allah'ın hükümleriyle hükmetmenin ve İslam esasına dayalı bir yönetim kurmanın bütün Müslümanlar üzerine farz olduğu, şer'î delillerle ortaya konuldu.
Baro heyetindeki üyeler de görüşlerini dile getirdi.
Toplantının sonunda Baro Başkanı, ziyaretten dolayı heyete teşekkür ederek Hizb-ut Tahrir'in ümmet meselelerine gösterdiği ilgiyi takdir etti.
Ayrıca Hilafet konusunda Hizb-ut Tahrir ile herhangi bir görüş ayrılıklarının bulunmadığını, Hilafet'in her Müslümanın hedefi olduğunu ifade etti ve karşılıklı iletişimin devam ettirilmesi kararlaştırıldı.
2. Sudan Vilayeti Resmî Sözcüsünün Faaliyetleri
Pauls Belgesi ve Amerika'nın Sudan'daki Şüpheli Rolü
Hizb-ut Tahrir Medya Bürosu, 18 Temmuz 2026 tarihinde Port Sudan'da bir basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda konuşan Resmî Sözcü Üstad İbrahim Osman Ebû Halil, Amerika'nın sunduğu girişimlerin tehlikelerine değinerek son dönemde gündeme gelen Mesad Pauls Belgesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Amerika'nın sahip olduğu askerî, siyasî ve ekonomik güç sayesinde dünya üzerinde hegemonya kurduğunu; krizler çıkardığını, çatışmalar oluşturduğunu, ardından da bu krizleri yöneterek çözüm üretme görüntüsü verdiğini söyledi.
Bunun Sudan'da da uygulandığını belirten Ebû Halil, Amerika'nın Sudan'ı küçük ve güçsüz devletçiklere bölmeyi hedeflediğini ifade etti.
Sudan yöneticilerinin ise Amerika'nın bu komplocu politikalarına boyun eğdiğini söyledi.
Basın Açıklamaları
Resmî Sözcü, Sudan'da yaşanan gelişmeler hakkında Hizb-ut Tahrir'in İslami bakış açısını ortaya koyan çok sayıda basın açıklaması yayımladı.
Bunlardan bazıları şöyledir:
Güney Sudan'ın Abyei Hamlesi ve Sudan Hükümetinin Zayıf Tavrı
Güney Sudan yönetimi, Abyei bölgesini Aralık 2026 seçim bölgeleri arasına dahil ederek fiilen ilhak etme yönünde adım attı.
Bunun üzerine yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Güney Sudan hükümetinin bu girişimi kırmızı çizgilerin açıkça ihlalidir; hatta savaş ilanı niteliğindedir."
Açıklamada en azından Güney Sudan ile yapılan tüm anlaşmaların, özellikle de Nivâşa Anlaşması'nın iptal edilmesi gerektiği vurgulandı ve Güney Sudan'ın Sudan'ın ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edildi.
Ayrıca şu ayet hatırlatıldı:
"Eğer bir topluluğun hainlik yapmasından endişe edersen, sen de onlarla yaptığın anlaşmayı açıkça boz. Şüphesiz Allah hainleri sevmez." (Enfâl, 58)
Hedasi (Rönesans) Barajı ve Sudan'a Etkileri
Etiyopya'nın Hedasi (Rönesans) Barajı nedeniyle Nil Nehri'nin su seviyesinin düşmesi ve birçok su istasyonunun hizmet dışı kalması üzerine yayımlanan açıklamada şu başlık kullanıldı:
"Hizb-ut Tahrir’in Dokuz Yıl Önce Uyardığı Tehlike Gerçek Oldu. Rönesans Barajı Nil Nehri’nin Çekilmesine ve Su İstasyonlarının Hizmet Dışı Kalmasına Sebep Oluyor"
Açıklamada, Hizb-ut Tahrir'in yıllar önce Etiyopya Barajı'nın Sudan ve Mısır'ın su güvenliğini tehdit edeceğini defalarca dile getirdiği hatırlatıldı.
Ayrıca Mısır ve Sudan yönetimlerinin 23 Mart 2015 tarihinde Hartum'da imzaladıkları İlkeler Bildirgesi ile ümmetin haklarını feda ettikleri ifade edildi.
Partinin yıllarca düzenlediği konferans ve panellerde uzmanların bu tehlikeyi ayrıntılarıyla anlattıkları ancak yöneticilerin buna kulak asmadıkları vurgulandı.
Bir Hizb-ut Tahrir Gencinin Sosyal Medya Paylaşımı Nedeniyle Tutuklanması
Şevak kentindeki davet taşıyıcılarından Nasruddin, sosyal medya hesabında güvenliğin sağlanmasını, halkın canının korunmasını ve gençlerin uyuşturucudan korunmasını isteyen bir paylaşım yaptı.
Bunun ardından güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındı ve hakkında 69. madde (Kamu huzurunu bozma) kapsamında dava açıldı.
Resmî Sözcü yayımladığı açıklamada Nasruddin'in yaptığı çağrının iyiliği emredip kötülüğü yasaklama kapsamında olduğunu, buna karşılık askerî istihbaratın tavrının münafıkların davranışını andırdığını belirtti.
Hükümet ve güvenlik kurumları Allah'ın yolundan alıkoyanların akıbeti konusunda uyarıldı; Nasruddin'in derhal serbest bırakılması ve kendisinden özür dilenmesi istendi.
Daha sonra suçlama 25. madde (kişilere hakaret) olarak değiştirilince yeni bir açıklama yayımlandı.
Bu açıklamada rejimin güvenlik kurumlarının iftira üretmeye ve samimi Müslümanları hedef almaya devam ettiği ifade edildi.
Ayrıca şu vurgu yapıldı:
"Tutuklamalar ve hapishaneler, Hizb-ut Tahrir gençlerinin hakka bağlılığını ve kararlılığını artırmaktan başka bir sonuç doğurmayacaktır."
Bunların yanı sıra Sudan'daki sıcak siyasi gelişmelere ilişkin çok sayıda basın açıklaması, haber ve makale yayımlandı.
3. Hizb-ut Tahrir Forumları
Sivil Devlet ile Hilafet Arasında Günümüz Sorunlarının Çözümü
Temmuz ayı boyunca Sudan Vilayeti Medya Bürosu çeşitli şehirlerde düzenli forumlarını gerçekleştirdi.
Port Sudan'daki Ümmet Meseleleri Forumu'nda "Günümüz Sorunları: Sivil Devlet Çözümleri mi, Hilafet mi?" başlığı ele alındı.
İlk sunumda Nasır Rıza, sivil devlet kavramını tanıtarak bunun siyasi ve ekonomik sorunları çözmede başarısız olduğunu anlattı.
İkinci sunumda Medya Bürosu üyesi İbrahim Müşerref, Hilafet Devleti'nin farziyetini anlatarak insanların karşı karşıya bulunduğu sorunların ancak Allah'ın hükümleriyle çözülebileceğini ifade etti.
Gedaref'te Tarım Sorunları
18 Temmuz 2026 tarihinde Gedaref'te düzenlenen forumun konusu:
"Gedaref'te Tarım: Başarısız Gerçeklik ile İslam'ın Çözümleri Arasında" oldu.
Üstad Avad Muhacir, bölgede her yıl tekrar eden tarım sorunlarının devletin tarımı ihmal ettiğini ve özellikle yağmur sezonunda çiftçilere gerekli desteğin verilmediğini gösterdiğini ifade etti.
Ardından Üstad Nasruddin el-Hac, İslam'ın tarım politikalarını anlatarak İslam Devleti'nin çiftçilere faizsiz finansman sağlayacağını, ödeme güçlüğü çekenleri destekleyeceğini ve böylece gıda güvenliği ile toprağın en verimli şekilde kullanılmasının sağlanacağını söyledi.
Bu konuda Raşid Halifelerin uygulamalarını örnek gösterdi.
4. Siyasi Konuşmalar
Güvenlik Sorununun İslami Çözümü
Port Sudan Büyük Çarşı'da gerçekleştirilen haftalık siyasi konuşmada Hüseyin el-Hâdî, güvenliksizliğin temel sebebinin İslam hükümlerinin hayattan uzaklaştırılması olduğunu belirtti.
İslam'ın uygulanması halinde toplumun güven ve huzur içinde yaşayacağını ifade ederek halkı Raşidî Hilafet için çalışmaya davet etti.
Uyuşturucu Sorunu: Sebepleri ve Çözümleri
Üstad Adil İbrahim, uyuşturucunun haram olduğunu ve özellikle ümmetin geleceğini temsil eden gençler üzerinde yıkıcı etkiler bıraktığını anlattı.
Uyuşturucunun yaygınlaşmasının Batılı sömürgeci güçlerin yürüttüğü dördüncü nesil savaşların bir parçası olduğunu söyledi.
Büyük miktardaki uyuşturucunun ancak etkili çevrelerin desteğiyle ülkeye sokulabileceğini belirterek, küçük satıcılara yönelik operasyonların yeterli olmadığını, asıl çözümün caydırıcı İslami cezaların uygulanması olduğunu ifade etti.
"Allah Katında En Değerliniz Takvaca En Üstün Olanınızdır"
Adil İbrahim, kabilelerin üstünlük vesilesi değil, tanışma ve dayanışma amacıyla var olduğunu anlattı.
Kabilecilik üzerinden kutuplaşmanın ve silahlanmanın düşmanlık ve savaşlara yol açtığını belirtti.
Sömürgeci güçlerin Müslümanları kabilecilikle böldüğünü, buna karşılık kendi saflarını birleştirdiğini ifade etti.
Konuşmasını, kabilelerin İslam'a destek vermesi ve Ensar'ın yaptığı gibi Allah'ın dinini hâkim kılacak Raşidî Hilafet'in kurulması için çalışmaları çağrısıyla tamamladı.
İslam'da Mal Edinmenin Meşru Sebepleri
27 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen konuşmada Adil İbrahim, İslam'da bireysel mülkiyet konusunu ele aldı.
İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için meşru kazanç yollarının İslam tarafından kolaylaştırıldığını, buna karşılık beşerî kanunların insanların helal kazanç elde etmelerini engellediğini ifade etti.
5. Siyasi Salon
Sudan Savaşında Amerika'nın Gerçek Rolü
Ayın siyasi salon programında İbrahim Müşerref, "Sudan Savaşında Amerika'nın Gerçek Rolü" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
Konuşmasında, Amerika'nın Sudan savaşında yalnızca arabulucu olduğu yönündeki yaygın kanaatin yanlış olduğunu belirtti.
Amerika'nın bu savaşı Avrupa nüfuzunu kırmak amacıyla başlattığını; Avrupa'nın Sudan'daki etkisinin siviller ve Darfur'daki silahlı hareketler üzerinden sürdüğünü ifade etti.
Ayrıca Amerika'nın Darfur'u Sudan'dan koparmayı hedeflediğini, bu nedenle savaşı kendi çıkarları doğrultusunda yönettiğini söyledi.
Bu planların ancak Nübüvvet metodu üzere kurulacak Raşidî Hilafet tarafından durdurulabileceğini ifade etti.
Bunların yanı sıra Sudan'ın çeşitli şehirlerinde onlarca hutbe, konferans ve seminer düzenlenerek ümmet, Allah'ın izniyle yakında yeniden kurulacağına inanılan Nübüvvet metodu üzere Raşidî Hilafet için çalışmaya davet edildi.
"Şüphesiz Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir." (Târık, 13-14)
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Merkezî Medya Ofisi Temsilcisi
Cuma, 31 Temmuz 2026 / 17 Safer 1448

https://www.hizbut-tahrir.info/tr/index.php/dava-haberleri/sudan/26181.html#sigProId9af54a66d3

İlgili Bağlantılar:



