Pazartesi, 25 Rebiu’l Evvel 1448 | 2026/09/07
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti:
Ağustos 2026 Ayı Faaliyet ve Etkinlikleri

Ümmeti İslam'ın fikirleri ve hayatla ilgili hükümleriyle beslemeye devam eden Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti, Ağustos 2026 ayı boyunca yoğun faaliyetlerde bulundu. Bu kapsamda toplumun ileri gelenlerine, kabile liderlerine ve toplum önderlerine heyetler gönderdi; camilerde, çarşılarda ve diğer halka açık alanlarda siyasi hitaplar gerçekleştirdi. İnsanların yaşadığı sorunları forumlarda ele aldı; düşünürlere, medya mensuplarına ve kanaat önderlerine siyasi salonunu açtı.

Ayrıca Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmî Sözcüsü Üstad İbrahim Osman (Ebu Halil), yaptığı açıklamalarda ve düzenlediği basın toplantısında Sudan halkının karşı karşıya bulunduğu sorunları ele aldı. Bütün bu faaliyetler genel olarak hayırlı çalışmalar oldu. Bunlar şöyledir:

1. Heyetler

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Merkezî İrtibat Komitesi, Komite Başkanı Üstad Nasır Rıza'nın başkanlığında çok sayıda ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaretlerde çeşitli kabile liderleri hedef alındı. Bunlar arasında şunlar bulunmaktadır:

  • - Nâzır Ali İbrahim Dakal, Beni Âmir kabilesinin nâzırı; ayrıca Genel Helenga Nâzırı. Kendisiyle Kesela şehrindeki evinde görüşüldü.
  • - Mühendis Ali Abdülkadir Şekilay, Kesela'daki evinde ziyaret edildi. Görüşmede nâzır vekili Abdülkadir Seyyid Ahmed, Şeyh Hasan İsmail ve başkaları da hazır bulundu.
  • - Müslimeyye Nâzırı Şeyh Muhammed Mustafa Abdülkerim Mübarek, Kadaref kırsalındaki Ad et-Tine köyünde bulunan evinde ziyaret edildi.
  • - Beni Âmir kabilesinin kollarından Beyt Mualla'nın Umde'si Şeyh Hasbullah et-Tahir, beraberindeki Umde'nin sekreteri Üstad Muhammed Hüseyin ile birlikte Kadaref şehrindeki parti ofisinde ziyaret edildi.
  • - Habab kabilesinin Nâzırı Şeyh Muhammed Ali Muhammed Said, Kadaref'teki evinde ziyaret edildi.
  • - Kadaref'teki Sufi mescidinde heyet, şeyhler Osman Abdurrahman el-Ezrak, Hamad Abdurrahman el-Ezrak ve Ahmed Osman Abdurrahman el-Ezrak ile görüştü.
  • - Genel Dabâine Kabilesi Nâzırı ve Sudan Yerel Yönetim Başkan Yardımcısı Nâzır Avdülkerim Mahmud Zeyd (Ved Zeyd), Kadaref Çarşısındaki ofisinde ziyaret edildi.
  • - Sudan'daki Havsa Kabilesi Şura Meclisi Başkanı ve Kızıldeniz Vilayeti Eğitim ve İdari Reform Dairesi Müdürü Üstad Mücahid Muhammed Harun, Port Sudan'daki ofisinde ziyaret edildi.

Üstad Nasır, gerçekleştirdiği bütün görüşmelerde Sudan'daki siyasi ve askerî duruma ve ülkenin sömürgeci kâfirin planına sürüklenmesinin tehlikesine odaklandı. Bu planın, kabilecilik ve ırkçılık üzerinden ülkeyi parçalamayı hedeflediğini belirtti.

Bugünlerde sahada yaşananlara dikkat çeken Nasır, artık her kabilenin gençlerini seferber ettiğini ve her kabilenin kendisine ait silahlı bir hareket oluşturduğunu söyledi. Bunun sömürgecinin bir projesi olduğunu; insanlar arasında ayrılık çıkarmak, ülkeyi parçalamak ve devleti zayıf parçalara dönüştürmek amacı taşıdığını ifade etti.

Amerika'nın Darfur'u ayırma ve Sudan'ı bölme planlarını da ortaya koyan Nasır, bunun eski bir plan olduğunu ve bugün Amerika ile onun yönetimdeki ajanları tarafından uygulandığını belirtti. Meselenin en kötü tarafının ise bazı kabilelerin bu amaç doğrultusunda kullanılması ve silahlandırılması olduğunu; böylece bu kabilelerin Sudan'ın parçalanmasında bir Truva atı olarak kullanılmak istendiğini söyledi.

Üstad Nasır, kabile liderlerine, İslam'a yardım etmeleri ve onun yüce devletinin, yani Nebi'nin devletinin kurulmasına katkıda bulunmaları sebebiyle Allah'ın övdüğü önceki kabile liderlerinin tutumlarını hatırlattı. Bugün de kabile liderlerinin İslam'a yardım etmelerinin ve böylece cahiliye ölümü günahından kurtulmalarının üzerlerine düşen bir görev olduğunu vurguladı.

Kabile liderleri, Hizb-ut Tahrir heyetlerinin ortaya koyduğu görüşleri takdir ederek bu çalışmaları olumlu karşıladılar. Partinin Sudan'daki gelişmeleri takip etmedeki öncü rolünü övdüler.

Bazıları, “Bu sizin yönteminiz olduğu sürece biz de gönülden ve bütünüyle sizinle beraberiz” derken, içlerinden biri açıkça “Beni fahri üyeniz kabul edin” dedi.

Bazıları hilafet devletinin bugün değil yarın kurulmasını temenni ettiklerini ifade ederken, bazıları da şu fikirleri desteklediklerini belirtti:

“Biz sizinle beraberiz ve safları birleştirme, sözü birleştirme ve Hilafeti kurma çabanızı destekliyoruz.”

Liderler Hizb-ut Tahrir heyetlerine teşekkür ederek İslam'a yardım etmeye ve İslam'ın şeriatını uygulamaya hazır olduklarını ifade ettiler. Ülkeyi parçalama ve kaynaklarını yağmalama planlarına karşı olduklarını söylediler ve iletişim ile görüşmelerin devam etmesi konusunda mutabık kaldılar.

2. Sudan Vilayeti Resmî Sözcüsü ve Sudan'ın Sorunları

Hayrı dile getiren Resmî Sözcü Üstad İbrahim Osman Ebu Halil ise karanlıkta ve açıkça hazırlanan komplolara karşı çıktı. Sudan'daki sömürgeci kâfirin planlarını ortaya koyan açıklamalar yayımladı ve özellikle Darfur'un ayrılması ve ümmete karşı işlenen diğer suçlar üzerinde durdu.

Bu kapsamda: “Güney Sudan'ın Ayrılmasının Mimarı İGAD, Kirli Rolünü Yeniden Üstlenmek İçin Geri Dönüyor” başlıklı bir bildiri yayımladı.

Ayrıca:

“Amerika, Uçuş Yasağı Yoluyla Darfur'u Sudan'dan Koparma Konusunda İleri Bir Adım Atıyor!” başlıklı bir açıklama yayımladı.

Bunun yanında Sudan'ın idari başkenti Port Sudan'da halkın gece ve gündüz saatlerce elektriksiz kalmasına, tekrarlanan elektrik kesintilerine ve benzeri sorunlara ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Ayrıca Port Sudan'daki parti ofisinde:

“İktidar: Pastadan Paylaşma ile Şer'î Sorumluluk Kavramları Arasında” başlıklı bir basın toplantısı düzenledi.

3. Siyasi Hitaplar

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti'nin bu ay idari başkent Port Sudan'daki Büyük Çarşı'da gerçekleştirdiği siyasi hitaplarda son derece önemli çeşitli konular ele alındı.

Bunlardan biri, ümmeti parçalayan kabileci seferberliklerdi. Bu hitapta Üstad Hüseyin el-Hadi, İslam'ın emir ve hükümlerinin kabileleri ve İslam'ın ulaştığı ülkelerin halklarını nasıl kaynaştırdığını açıkladı.

Müslümanların İslami yaşam tarzı içerisinde diğer insanlarla aynı yerlerde yaşamaları ve birlikte hayat sürmelerinin onları birbirini seven kardeşler hâline getirdiğini anlattı. Ardından insanların bugün vatanlarına ve kabilelerine bağlanma çabalarının ayrılığı daha da artıracağını ve Allah'ın emrettiği şekilde insanları bir araya getirmeyeceğini söyledi.

“Kitabın Bir Kısmına İnanıp Bir Kısmını İnkâr mı Ediyorsunuz?!”

başlıklı hitapta ise Üstad İbrahim Müşerif, Müslümanların zihnindeki bazı yanlış anlayışları ele aldı. Bunlar arasında İslam hükümlerinin bir kısmını alıp bir kısmını terk etmek, siyaset ile ibadetleri birbirinden ayırmak ve bazı Müslümanların siyasi çalışmalardan uzak durması bulunuyordu.

Siyasetin, insanların işlerini ve meselelerini gözetmek anlamına geldiğini; bunun Müslümanlara farz olduğunu ve ümmetin yerine getirmesi gereken en yüce amellerden biri olduğunu açıkladı.

Bir başka hitapta ise İslam'da yönetimin bir emanet ve büyük bir sorumluluk olduğu, bugün olduğu gibi bir mücadele ve iktidar savaşı olmadığı anlatıldı. Günümüzde insanların, gerekirse insanların cesetleri üzerinden geçerek yönetim koltukları için yarıştığı belirtildi.

Bu sorumluluğun, Raşidî Hilafet döneminde insanların işlerinin güzel bir şekilde gözetilmesi ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasının güvence altına alınmasıyla ortaya çıkacağı ifade edildi.

Bir başka siyasi hitapta “İslam'ın Temel İhtiyaçları Güvence Altına Alması” konusu ele alındı.

Konuşmacı Üstad Adil İbrahim, İslam'ın her bir vatandaş için karşılanmasını güvence altına aldığı temel ihtiyaçları şöyle sıraladı:

Yiyecek, giyecek, barınma, güvenlik, sağlık ve eğitim.

Bu ihtiyaçların Hilafetin yıkılmasından günümüze kadar karşılanmadığı; çünkü mevcut sistemlerin bu ihtiyaçlara ulaşmayı, birçok insanın elde etmekte zorlandığı paraya bağladığı belirtildi.

Bu siyasi hitapların sonuncusu 31 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirildi ve “Mali İşlemlerde İslam Hükümleri” başlığını taşıdı.

Konuşmacı, bireyler ve bankalar tarafından gerçekleştirilen bazı faizli işlemleri açıkladı ve bunların ortaya çıkmasının sebebinin içinde yaşadığımız toplumun İslami olmayan bir toplum ve yönetimlerinin de İslami olmayan sistemler olması olduğunu belirtti.

İslamî hayatın hâkim olduğu bir ortamda, bireylerin ve devletin İslam hükümlerine bağlı olması sebebiyle bu tür şer'î olmayan mali işlemlerin bulunmayacağını ifade etti.

Ardından Müslümanları mevcut durumu değiştirmeye ve İslam'ı uygulayan ve onu bütün insanlığa taşıyan, Nebevî yöntem üzere Raşidî Hilafet Devleti'ni kurmaya çağırdı.

Hartum'daki Halk Hitabı

Başkent Hartum'da parti, Sevgili Peygamberimiz'in doğumunun yıl dönümü münasebetiyle Omdurman şehrindeki Şeyh Cafer Camii'nde halka açık bir hitap gerçekleştirdi.

Avukat Üstad Ahmed Ebker'in yaptığı konuşmada, Peygamberimizin doğumunun sadece bazı cami ve meydanlarda sınırlı etkinliklerin düzenlendiği sıradan bir olay olmadığı; aksine büyük bir tarihî hadise olduğu belirtildi.

Resûlullah'ın evrensel bir mesaj getirdiği, devleti kurduğu ve daveti taşıdığı; ardından Raşidî halifelerin de Allah onlardan razı olsun, onun yolunu devam ettirdiği ifade edildi.

Bugün ümmetin de aynı yolu takip etmesi gerektiği ve İslami hayatı yeniden başlatmak için çalışma sorumluluğunu üstlenmesi gerektiği vurgulandı.

4. Hizb-ut Tahrir Forumları

A) Ümmetin Meseleleri Forumu, Nahda Barajı'nın Felaket Getiren Etkilerini Ele Aldı

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti'nin Port Sudan'daki ofisinde düzenlenen Ümmetin Meseleleri Forumu'nda, Etiyopya'nın Nahda Barajı ve bunun Sudan üzerindeki felaket niteliğindeki etkileri ele alındı.

Üstad Ahmed el-Hatib, Nil Nehri'nin çekilmesi ve bunun yol açtığı susuzluk gibi mevcut durumun felaket niteliğindeki sonuçlarına dikkat çekti. Bunun, Hizb-ut Tahrir tarafından daha önce birçok forum ve bildiride, ayrıca Eylül 2017'de yayımlanan bir kitapçıkta uyarılan bir mesele olduğunu belirtti.

Sudan ve Mısır yöneticilerinin ümmetin haklarını ihmal etmesini ayrıntılı şekilde ele aldı.

Ardından Üstad Hüseyin el-Hadi, nehirlerin kamu mülkiyeti olması temelinde nehirlerle ilgili şer'î kuralları açıkladı. Devletin nehirlerle ilgilenmesi, onları koruması ve temiz tutması, nehirlerin kullanımına yönelik saldırıları ve tecavüzleri engellemesi gerektiğini belirtti.

Etiyopya'nın bu baraj üzerinden oluşturduğu tehdidin, Müslümanların kendilerini Allah'ın Kitabı ve Resûlü'nün sünnetiyle yönetecek bir halifeye sahip olmaları hâlinde gerçekleşemeyeceğini söyledi.

İslam Hilafeti'nin, gerekirse askerî güç kullanmak zorunda kalsa bile, Müslümanların çıkarlarını koruyacak tek sistem olduğunu ifade etti.

B) Kadaref Forumu'nda Eğitim Sorunu

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti'nin Kadaref şehrindeki forumunda ise Hilafet Devleti ile ulus-devletlerin başarısızlıkları arasındaki eğitim sorunları ele alındı.

İlk sunumu, Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Medya Bürosu üyesi Üstad Meysere Yahya yaptı.

Hilafetin yıkılmasının ardından Batı'nın kendi kültürünü dayatarak bunu ülkelerdeki eğitim sistemlerinin bir parçası hâline getirdiğini anlattı. Bunun sonucunda dinin devletten ayrıldığını ve kapitalist fikirlerin topluma yerleştirildiğini belirtti.

Ardından devletin eğitim harcamalarından çekilmesi ve eğitimin özelleştirilmesine dikkat çekti.

İkinci konuşmacı ise Resûlullah'ın temellerini attığı ve ardından halifelerin onun yolunu takip ettiği sistematik eğitim esaslarını ayrıntılı biçimde ele aldı. Bu eğitim esasları sayesinde dünyayı değiştiren İslami şahsiyetlerin yetiştiğini ifade etti.

5. Siyasi Salon

Bölgesel Örgütlerin Sudan Siyasetindeki Rolü

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Medya Bürosu, Port Sudan'daki Hizb-ut Tahrir Vilayet ofisinde gerçekleştirilen siyasi salona Hizb-ut Tahrir üyesi Üstad Yakub İbrahim'i konuk etti.

Toplantıda bölgesel örgütlerin Sudan siyasetindeki rolü ele alındı.

Özellikle Afrika Birliği, İGAD ve Arap Birliği üzerinde duruldu. Bunların Amerika'nın bölgedeki araçları olduğu belirtilerek, bu örgütlerin Sudan'ın parçalanmasına müdahil olmaları ve oynadıkları rol eleştirildi.

Her bir örgütün Güney Sudan'ın Kuzey Sudan'dan ayrılmasındaki rolü ayrıntılı şekilde anlatıldı. Ayrıca bu örgütlerin bugün Amerika'nın Darfur'u Sudan'dan koparmayı amaçlayan planını uygulamadaki rolleri ele alındı.

Konuşmasının sonunda bu örgütlere katılmanın ve onların ülkede faaliyet göstermelerine izin vermenin şer'î hükmü üzerinde duruldu. Bu örgütlerin Müslümanların işlerine müdahale etmesine izin vermenin haram olduğu ifade edildi ve Hilafet Devleti Anayasası Projesi'nin 191. maddesine atıfta bulunuldu.

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Merkezî Medya Ofisi Temsilcisi

Pazartesi, 18 Rebîülevvel 1448 H. / 31 Ağustos 2026sudan vilayeti

sudan vilayeti

İlgili Bağlantılar:

 

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

yukarı çık

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER