- |
- İlk yorumlayan ol!
- yazı boyutu yazı boyutunu küçült Yazı boyutu büyüt
بسم الله الرحمن الرحيم
(Hizb-ut Tahrir Emiri Celil Âlim Ata İbn Halil Ebu Raşta Tarafından Facebook Sayfası Takipçilerinin “Fikrî” Sorularına Verilen Cevaplar Silsilesi)
Soru-Cevap
Raşidi Hilafet Devleti Kurulduktan Sonra Hizb-ut Tahrir’in Çalışması
Yusuf Habbaşi’ye
Esselamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekâtuh; Celil Şeyhimiz, Allah sizi korusun ve sizin elinizle nusret nasip etsin.
Zeytuna beldesinden, Yusuf Habbaşi.
Emme ba’d; Raşidi Hilafet Devleti kurulduktan sonra Hizb-ut Tahrir ’in çalışmasının devam etmesi hususunda size bir soru sormak istiyorum;
Devlet kurulduktan sonra partinin çalışması ne olacak? Onun varlığının devam etmesinden kastedilen nedir? Ve bunun delili nedir?
Cevap :
Ve Aleykumselam ve Rahmetullahi ve Berekâtuh.
1- Evet, Hilafet kurulduktan sonra da partinin varlığı devam edecektir; çünkü bir partinin kurulması, Hilafetin kurulmasından önce de kurulmasından sonra da farzdır:
Nitekim (Hizb-ut Tahrir’in Tarif) kitabında şöyle geçmektedir:
[Hizb-ut Tahrir, Allahu Teâlâ’nın, وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ “Aranızda hayara [İslam’a] davet eden, marufu emreden ve münkerden nehyeden bir ümmet [siyasi hizb/parti] bulunsun! İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!” [Al-i İmran Suresi 104] kavline icabet ederek İslâm ümmetini düşmüş olduğu şiddetli çöküntüden kalkındırmak, küfür fikirleri, nizamları, hükümleri, kâfir devletlerin hakimiyeti ve nüfuzundan kurtarmak ve Allah’ın indirdikleriyle yönetimin geri gelmesi için İslami Hilafet’i varlık sahasına geri getirmek gayesiyle kurulmuştur.
Hizbin, وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ أُمَّةٌ “Aranızda bir ümmet [siyasi hizb/parti] bulunsun!” kavline icabeten kurulmuş olmasına gelince: Çünkü Allah Subhânehû, Müslümanlara bu ayette aralarında şu iki işi yapmak üzere kitleleşmiş bir cemaatin bulunmasını emretmiştir.
1- Hayra, yani İslam’a davet etmek.
2- Marufu emretmek ve münkerden nehyetmek.
Kitleleşmiş bir cemaatin kurulmasına ilişkin bu emir, sadece talep yönünde bir emirdir. Ancak bunun kesin talep olduğuna delalet eden karineler vardır. Zira bu kitleleşmiş cemaatin yapması için ayetin belirlediği “İslâm’a davet etmek ile marufu emretmek ve münkerden nehyetmek” işi, birçok ayet ve hadiste sabit olduğu üzere Müslümanların yerine getirmeleri gereken bir farzdır. Nitekim Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şöyle buyurmuştur: وَالَّذِي نَفْسِـي بـِيَده لَتَأْمُرُنَّ بـِالْمَعْرُوفِ وَلَتَنْهَوُنَّ عَنِ الْمُنْكَرِ أو لَيُوشِكَنَّ اللَّهُ أَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عِقَاباً من عِنْده ثُمَّ لَتَدْعُـنَّهُ فَلاَ يَسْـتَجِيبُ لَكُمْ “Nefsimi elinde tutan (Allah’a) yemin olsun ki ya marufu emreder ve münkerden sakındırırsınız ya da Allah üzerinize katından bir ceza gönderir. Sonra O’na dua edersiniz ama (artık) icabet edilmez.” [Ahmed bin Hanbel] Dolayısıyla bu hadis, ayetteki talebin kesin talep ve ondaki emrin de vacip olduğuna dair bir karine olmaktadır.
Bu kitleleşmiş cemaat, siyasi bir hizb/parti olmalıdır. Bu ise ayetin bir taraftan Müslümanlardan aralarında bir cemaat kurmalarını talep etmesinden diğer taraftan bu cemaatin işini İslâm’a davet etmek, marufu emretmek ve münkerden nehyetmek olarak belirlemesinden dolayıdır.
Marufu emretmek ve münkerden nehyetmek işi yöneticilere marufu emretmeyi ve onları münkerden nehyetmeyi de kapsar. Hatta yöneticileri muhasebe etmek ve onlara nasihat etmek marufu emretme ve münkerden nehyetme işlerinin en önemlisidir. Bu ise siyasi bir iştir. Hatta hem en önemli siyasi işlerdendir hem de siyasi partilerin en bariz işlerindendir… Böylece bu ayet, siyasi partilerin kurulmasının vacip olduğuna delalet etmektedir.
Ancak ayet, kitlelerin İslami partiler olmalarını sınırlandırmıştır. Çünkü ayetin belirlediği İslam’a davet etmek, -İslam hükümlerine göre- marufu emretmek ve münkerden nehyetmek işi, ancak İslami kitleler ve partilerle gerçekleştirilir.
İslami parti ise İslam akidesine dayanan, İslami fikirleri, hükümleri ve çözümleri benimseyen ve hareket metodu Rasul Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in metodu olan partidir.]
2- Bu yüzden parti, Hilafet kurulduktan sonra da varlığını sürdürmeye devam edecektir; ancak yönetime ulaştığında yaptığı çalışma, ilgili şerî hükümlere göre, devleti kurmadan önce yaptığı çalışmadan farklı olacaktır… Nitekim 30/12/2014 tarihli soru-cevapta biz bunu açıkladık; zira orada şöyle geçmektedir:
[(….Bunun cevabı şöyledir: Parti dört çalışma yapar ki bunlar şunlardır: Mürekkez kültür ve cemaat kültürü… Parti bunu, yönetimden önce yaptığı gibi yönetimden sonra da yapmaya devam eder…Fikri çatışma; bunu, yönetimden önce yaptığı gibi yönetimden sonra da yapar; maslahatlar benimser ve planları ifşa eder . Maslahatlar benimsemesine gelince; nitekim parti, yönetimden önce bunu, liderliği ve vilayet lecneleri tarafından yerine getirir; ama yönetimden sonra partinin liderliği, fiilen insanların işlerini yürütüp onların işlerini idare ettiğinden dolayı maslahatları benimseme konusu söz konusu olmaz; bu nedenle vilayet lecnelerinin maslahatları benimseme yetkisi, yönetimden önce olduğu gibi yönetimden sonra da devam eder; böylece parti adına ümmetin maslahatlarını benimseme görevini onlar (vilayet lecneleri) üstlenirler. Planların ifşa edilmesine gelince; bu söz konusu değildir; çünkü bu, kafirlerin ve münafıkların planlarını ifşa etmek olup parti ise devlette, kafirler ve münafıklarla cihad ederek, hadleri ikame ederek ve şerî hükümleri uygulayarak mücadele etmektedir; bu nedenle planların ifşa edilmesi parti için artık söz konusu olmaz ve parti olarak parti içinde onun varlığı devam etmez. Böylece partinin yönetimden sonraki çalışması, hiçbir fark olmaksızın tıpkı yönetimden önceki çalışmasıyla ile tamamen aynı olur. Ancak şu fark vardır; sömürgecinin planlarını ifşa etme konusunda yöneticileri muhasebe etmek artık söz konusu değildir; çünkü partinin yönetimdeki varlığı, sömürgecinin planlarını ifşa etme konusunu ortadan kaldırmıştır; zira artık ona fiili olarak karşı koymaktadır. Dolayısıyla maslahatları benimseme konusunda yöneticileri muhasebe etmek, yönetimden önce olduğu gibi vilayet lecneleri tarafından yerine getirilmeye devam eder.Buna göre parti, tüm çalışmalarını, yönetimden önce olduğu gibi yönetimden sonra da yerine getirmeye devam eder. Dolayısıyla tüm organlar, her zamanki gibi bunları üstlenir ve doğal olarak da liderlik lecnesi tarafından yürütülür ama yöneticilerin muhasebe edilmesi hariç; zira bu vilayet lecneleri tarafından yerine getirilir ancak sadece maslahatlar benimsemesi için. Böylece yöneticiyi, liderlikten olsa bile bir yönetici olarak muhasebe etmiş olur; çünkü liderlik lecnesi olarak liderlik lecnesini muhasebe etme yetkilerine sahiptir. Buna göre partinin yönetimdeki yöneticileri muhasebe etmesi, yönetim dışındakini muhasebe etmesi gibi aynı olur… H. 8 Cumade’l Ûla 1387 M. 14/8/1967) Bitti. Nitekim bunu, 30/12/2014 tarihinde tekrarladık.]
|
Ata İbn Halil Ebu Raşta |
H. 05 Zilhicce 1447 M. 22/05/2026 |
Cevaba, Emir’in (Allah onu korusun) web sitesinden bağlanabilirsiniz:
https://www.facebook.com/AtaAboAlrashtah/posts/122137588791129051